Adliyelerdeki Birim İsimleri Değişti: 'Çocuk Suçları Bürosu' Artık 'Çocuk Bürosu'
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) öncülüğünde gerçekleştirilen önemli bir düzenlemeyle, adliyelerde çocuklara yönelik soruşturmaların yürütüldüğü birimlerin isimlendirmesi değiştirildi. Daha önce 'çocuk suçları bürosu' olarak adlandırılan bu birimler, artık 'çocuk bürosu' ifadesiyle anılacak.
KDK'nın Girişimi ve Başvuru Süreci
KDK'ya yapılan bir başvuruda, adliyelerdeki tabela ve yönlendirme ifadelerinin, çocuk adalet sisteminin hak temelli yaklaşımıyla uyumsuz olduğu iddia edildi. Başvuruda, 'çocuk suçları bürosu' gibi ifadelerin, çocukların sosyal açıdan dışlanmasına ve damgalanmasına yol açabileceği vurgulandı. Bu nedenle, birim adlandırmalarının kanuni terminolojiye uygun şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Başvuruyu inceleyen KDK, konuyla ilgili olarak ilgili idareden detaylı bilgi ve belge talep etti. Yapılan değerlendirmede, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, ulusal mevzuat ve Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme çerçevesinde hareket edildi. Çocukların üstün yararının gözetilmesi ve ötekileştirici ifadelerden kaçınılması ilkeleri esas alındı.
Adalet Bakanlığı'nın Kararı ve Uygulama
Adalet Bakanlığı, KDK'ya gönderdiği resmi yazıda, mevzuatta Cumhuriyet savcılıkları bünyesindeki ilgili birimlerin zaten 'çocuk bürosu' olarak adlandırıldığını ancak uygulamada tabela ve yönlendirme ifadelerinde farklılıklar görülebildiğini tespit ettiğini açıkladı.
Bu tespitin ardından, Adalet Bakanlığı Cumhuriyet başsavcılıklarına bir yazı gönderdi. Yazıda, çocuklara yönelik soruşturma yürüten birimlerin kanuni terminolojiye uygun biçimde 'çocuk bürosu' olarak adlandırılması, tabela ve yönlendirme ifadelerinin bu doğrultuda düzenlenmesi ve iç yazışmalarda da bu kavramın esas alınması gerektiği bildirildi.
Bu değişiklik, çocuk adalet sisteminde daha koruyucu ve destekleyici bir dilin benimsenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Uygulamanın, çocukların adli süreçlerde maruz kalabileceği olumsuz etkileri azaltmayı ve onların haklarını daha etkin bir şekilde korumayı amaçladığı ifade ediliyor.



