Avukat Dilek Taş Delice'den aile hukukuna reform çağrısı
Avukat Delice'den aile hukukuna reform çağrısı

TBMM'de kabul edilerek yasalaşan 12. Yargı Paketi, yargı sisteminde kapsamlı bir reform sürecinin parçası olarak değerlendiriliyor. Hukuk çevrelerinde ise paketin ardından özellikle aile hukukuna ilişkin yeni düzenlemelerin yapılıp yapılmayacağı merakla izleniyor. Adalet Bakanlığı'nın yargılamaların daha hızlı, etkin ve verimli yürütülmesi yönündeki iradesi, boşanma ve velayet gibi alanlarda yaşanan yapısal sorunların çözümü için yeni bir kapı aralayabilir.

Giresun merkezli avukat Dilek Taş Delice, uzun süredir üzerinde çalıştığı aile hukuku dosyalarında mevcut sistemin taraflara ve mahkemelere ağır bir yük bindirdiğini gözlemlediğini söylüyor. İstanbul'daki mesleki deneyiminin ardından Doğu Karadeniz'de özellikle mali boyutu yüksek boşanma davaları ve aile hukuku alanında faaliyetlerini sürdüren Delice, yaşanan aksaklıkların toplumun adalet duygusunu yıprattığını dile getiriyor.

Boşanma davalarında iki aşamalı model önerisi

Delice'ye göre boşanma davalarının en kritik sorunu, boşanma kararı ile birlikte nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm uyuşmazlıkların aynı dosyada çözülmeye çalışılması. Bu durum, dava süreçlerinin yıllarca uzamasına ve tarafların belirsizlik içinde beklemesine neden oluyor. Evlilik birliği fiilen sona erdiği hâlde hukuken devam eden ilişkiler, taraflar için yeni mağduriyetler doğuruyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Anayasa Mahkemesi'nin bu alandaki iptal kararının ardından oluşan hukuki boşluğa dikkat çeken Delice, mahkemenin öncelikle boşanma kararı vermesini, mali uyuşmazlıkların ise ayrı bir yargılama sürecinde ele alınmasını öneriyor. Bu modelin tarafların hem psikolojik hem ekonomik açıdan önlerini görebilmelerine katkı sağlayacağını kaydeden Delice, yargının daha etkin işleyeceğini vurguluyor.

Nafakada objektif kriterler ve şiddet istisnası

Yoksulluk nafakası tartışmalarına de değinen Delice, nafaka miktarının belirlenmesinde evliliğin süresi, tarafların gelir düzeyi, çalışma imkânı, yaş ve çocuk bulunup bulunmaması gibi objektif ölçütlerin esas alınması gerektiğini savunuyor. Böylece hem taraflar hem de toplum nezdinde daha öngörülebilir ve hakkaniyete uygun sonuçlar elde edilebileceğini belirtiyor.

Mali uyuşmazlıklarda arabuluculuk mekanizmasının değerlendirilebileceğini ifade eden Delice, fiziksel veya psikolojik şiddet iddiası içeren dosyaların ise hiçbir şekilde bu kapsama alınmaması gerektiğinin altını çiziyor. Bu sayede mahkemelerin iş yükünün azalacağını ancak şiddet mağdurlarının korunmasının öncelikli olduğunu söylüyor.

Velayette çocuğun üstün yararı

Velayet düzenlemelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Delice, ortak velayet uygulamasının daha güçlü bir yasal zemine kavuşturulmasını istiyor. Çocuğun diğer ebeveyniyle kişisel ilişkisinin engellenmesine yönelik caydırıcı hukuki mekanizmaların oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Her aşamada çocuğun üstün yararının gözetilmesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

Delice, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Toplumun beklentisi; kimsenin yıllarca süren davalar nedeniyle hayatını beklemeye almak zorunda kalmadığı, ekonomik mağduriyetlerin en aza indirildiği, çocukların üstün yararının korunduğu ve şiddet mağdurlarının etkin şekilde güvence altına alındığı adil ve öngörülebilir bir aile hukuku sisteminin oluşturulmasıdır."

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması