Kahramanmaraş'taki okul saldırısında anne ve babaya dava
Kahramanmaraş okul saldırısında ebeveynlere dava

İddianamede baba ve anne şüpheli olarak yer aldı

Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda 10 kişinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, saldırıyı gerçekleştiren ve olay sırasında hayatını kaybeden 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli şüpheli olarak yer aldı.

Baba hakkında olası kastla öldürme suçlaması

Tutuklu şüphelilerden Uğur Mersinli hakkında, 10 kişiye yönelik 'olası kastla öldürme', 15 kişiye yönelik farklı niteliklerde 'olası kastla yaralama' ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından dava açılması talep edildi. Anne Peyman Pınar Mersinli'nin ise 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan cezalandırılması istendi.

Saldırıda 9 öğrenci ve bir öğretmen hayatını kaybetti

İddianameye göre, 15 Nisan 2026'da saat 13.20 sıralarında Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulunda meydana gelen saldırıda öğretmen Ayla Kara ile 9 öğrenci hayatını kaybetti. Saldırıda 15 öğrenci de ateşli silah yaralanması veya saldırıdan kaçmaya çalışırken yüksekten düşme sonucu yaralandı. Soruşturma kapsamında olay yeri inceleme tutanakları, güvenlik kamerası görüntüleri, otopsi ve sağlık raporları, dijital materyal incelemeleri, tanık ve mağdur ifadeleri ile kriminal raporlar delil olarak değerlendirildi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Olay yerinde 5 tabanca ve 84 kovan bulundu

Olay yeri incelemesinde okulun birinci katındaki koridor ile iki sınıfta yoğun kan izleri ve doku parçaları tespit edildi. Koridorun sonunda 5 tabanca, 2 boş şarjör ile silahların taşındığı değerlendirilen bir çanta bulundu. Olay yerinden toplam 84 kovan toplandı. Kriminal incelemede, hayatını kaybeden ve yaralananlara isabet eden mermilerin saldırıda kullanılan silahlardan ateşlendiği belirlendi. İddianamede, saldırıda kullanılan silahların Uğur Mersinli adına ruhsatlı olduğu ifade edildi.

Saldırgan okulun krokisini çizmiş, atış poligonuna gitmiş

Saldırganın cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, okulun krokileri bulundu. Cep telefonunda farklı tarihlerde babasına ait silahlarla çekilmiş fotoğrafların yanı sıra, saldırıdan 2 gün önce babasıyla birlikte gittiği atış poligonuna ait görüntüler tespit edildi. Saldırıdan bir gün önce silahların yatak üzerine dizildiği fotoğrafların da telefonda bulunduğu belirtildi. Dijital materyallerde ayrıca farklı ülkelerdeki okul saldırıları, saldırganlar, el yapımı patlayıcılar ve şiddet içerikli görüntülere ilişkin çok sayıda araştırma kaydına ulaşıldığı kaydedildi.

Saldırı planının belgesi tespit edildi

İddianamede, saldırganın bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli, saldırının nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntılı planlar içeren bir belge bulunduğu aktarıldı. Belgede, silah ve şarjörlerin hazırlanması, okulun çıkışlarının kapatılması, tuvaletlerde silahlanılması ve sınıflara girilerek ateş edilmesine ilişkin ifadelerin yer aldığı belirtildi. Savcılık, belge içeriğinin saldırının gerçekleşme biçimiyle genel hatlarıyla uyumlu olduğunu değerlendirdi. Ayrıca saldırganın bazı sosyal medya kullanıcılarına okula yönelik saldırı düzenleyeceğini yazdığının tespit edildiği, bu kişilerin olayla bağlantılarının araştırılması için ayrı bir soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Babasıyla birlikte poligona gitmiş

İddianamede, saldırganın, babası Uğur Mersinli ile olaydan 2 gün önce Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğüne ait atış poligonuna gittiği belirtildi. Görüntülerde saldırganın, olayda da kullandığı tabancalardan biriyle atış yaptığı, babasının ise bu anları cep telefonuyla kaydettiği aktarıldı. Poligon görevlisinin beyanında, Uğur Mersinli'nin oğlunun daha önce de silah kullandığını söylediği ifade edildi. Savcılık, saldırganın silahları doldurma, kurma ve kullanma şeklinin, olaydan önce silahlara aşina olduğunu ve yeterli düzeyde kullanım tecrübesi bulunduğunu gösterdiğini değerlendirdi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Silahların kilitli dolapta tutulmadığı iddiası

Şüphelilerin ortak ikametinde yapılan aramada çok sayıda tabanca, tüfek, şarjör ve mermi ele geçirildi. İddianamede, silahların güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılan kilitli veya şifreli bir kasaya rastlanmadığı belirtildi. Silahların yatak odasındaki gardıropta, güvenlik mekanizması bulunmayan ve elle kolaylıkla açılabilen ahşap kutularda veya açık biçimde muhafaza edildiği kaydedildi. Savcılık, bu durumun saldırganın silahlara kolaylıkla erişmesine imkân sağladığını belirtti. Uğur Mersinli ise ifadesinde silahları 'Maraş sandığı' olarak bilinen kutularda, şarjör ve mermilerden ayrı şekilde muhafaza ettiğini öne sürdü.

Önceden uyarılar yapılmış

İddianamede, saldırganın okul rehberlik servisinde farklı yıllarda toplam 32 bireysel görüşmeye katıldığı belirtildi. Okul kayıtlarına göre, 2022 ve 2024 yıllarında velilere çocuğun psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu ve hastaneye sevk edilmesi gerektiği yönünde bildirim yapıldığı, ancak hastaneye başvurulmadığı kaydedildi. Saldırganın daha önce kendisine zarar verme, kitapları yırtma ve ağlama krizleri gibi davranışlarda bulunduğu aktarıldı. Aralık 2025'te kolunu kesici bir cisimle çizmesi üzerine hastanede değerlendirilen saldırgan için düzenli çocuk psikiyatrisi takibi önerildiği, ancak buna rağmen psikiyatri polikliniğine başvurulmadığı belirtildi. Özel danışmanlık merkezinde yapılan son görüşmenin ardından da psikiyatri desteği önerildiği, saldırganın bir sonraki görüşmesinin ise olay günü saat 16.00'ya planlandığı kaydedildi.

Babaya 'olası kast', anneye 'bilinçli taksir' suçlaması

Savcılık, polis başmüfettişi olan Uğur Mersinli'nin, çocuğunun psikolojik durumunu, kendisine zarar verme davranışlarını ve silahlara yönelik ilgisini bilmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığını değerlendirdi. İddianamede, baba Uğur Mersinli'nin saldırganı poligona götürerek silah kullanmasına izin verdiği, çok sayıda silahı evde kolay ulaşılabilir şekilde bulundurduğu ve dijital faaliyetlerini yeterince denetlemediği öne sürüldü. Bu nedenle baba Mersinli'nin, saldırı sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanmaları öngörebilecek durumda olduğu değerlendirilerek olası kast hükümleri kapsamında cezalandırılması talep edildi. Anne Peyman Pınar Mersinli'nin ise çocuğunun psikolojik sorunlarına ilişkin uyarılara rağmen gerekli sağlık başvurularını yaptırmadığı ve tehlikeyi öngörmesine karşın gerekli dikkat ve özeni göstermediği kaydedildi. Savcılık, annenin bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasını istedi. Her iki şüpheli de ifadelerinde suçlamaları kabul etmedi.

Üçüncü kişilere ilişkin delil bulunamadı

Saldırganın geçmişe dönük iletişim kayıtları, okul ile ev arasındaki güzergâha ait güvenlik kamerası görüntüleri ve dijital materyalleri de incelendi. İddianamede, saldırganın olay günü evinden çıktıktan sonra doğrudan okula gittiği ve güzergâh boyunca herhangi bir kişiyle temas kurmadığı belirtildi. Saldırıya üçüncü bir kişinin azmettirme, yardım etme veya başka bir şekilde katıldığına ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği, saldırganın terör veya suç örgütüyle bağlantısının da tespit edilmediği kaydedildi. Saldırganın yurt dışındaki bazı sosyal medya kullanıcılarıyla yaptığı yazışmalar ise ayrı soruşturma dosyasında incelenmeye devam ediyor.

Saldırganı durduran kişiye takipsizlik kararı

İddianamede, saldırı sırasında okula girerek saldırganı etkisiz hale getirmeye çalışan Necmettin Bekçi'nin, yerde bulduğu bıçakla saldırganın bacağına bir kez vurduğu aktarıldı. Otopsi raporunda saldırganın kesici alet yaralanmasına bağlı büyük damar hasarı ve kan kaybı sonucu öldüğü belirtildi. Savcılık, Bekçi'nin saldırıyı durdurmak ve başkalarının hayatını korumak amacıyla hareket ettiğini değerlendirerek meşru savunma hükümleri kapsamında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Tutuklu şüpheliler Uğur Mersinli ve Peyman Pınar Mersinli'nin yargılanmasına, iddianamenin ilgili ağır ceza mahkemesince kabul edilmesinin ardından başlanacak.