LÖSEV ve Çağdaş Yaşam Derneği'nin Vasiyetname Davasında Davalılara İlanen Tebligat
Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasında önemli bir gelişme yaşandı. Davalılar Beyhan Sezer, Ceyhan Erkan ve Murat Erkan'a yapılan tebligat girişimleri sonuçsuz kaldığı için ilanen tebligat kararı alındı.
Dava Süreci ve Tebligat Sorunu
Mahkeme, dava dilekçesinde belirtilen adreslere duruşma gününü bildiren davetiyeler çıkardı. Ancak, adreslerden ayrıldıkları gerekçesiyle bu tebligatlar yapılamadı. Yapılan adres araştırmalarından da herhangi bir netice alınamaması üzerine, dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliğ edilmesine karar verildi.
Bu karar, davalıların yasal süreçten haberdar olmalarını sağlamak amacıyla alındı. İlanen tebligat, resmi gazete veya benzeri yayın organları aracılığıyla duyuruluyor ve belirli bir süre sonra tebliğ edilmiş sayılıyor.
Duruşma Detayları ve Uyarılar
Duruşma, 2 Temmuz 2026 tarihinde saat 09:45'te gerçekleşecek. Davalıların bu duruşmada bizzat hazır bulunmaları veya kendilerini bir vekille temsil ettirmeleri gerekiyor. Aksi takdirde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 147/2 maddesi uyarınca, geçerli bir özür olmadan hazır bulunmadıkları takdirde duruşmaya yokluklarında devam edilecek.
Bu durumda, yapılan işlemlere itiraz etme haklarını kaybedecekler. İlanın yayımı tarihinden itibaren 7 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı belirtilerek, taraflara resmi bir ihtar yapıldı.
Davanın Hukuki Boyutu
Vasiyetnamenin tenfizi davaları, bir vasiyetnamenin içeriğinin yerine getirilmesini talep etmek amacıyla açılıyor. LÖSEV ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi köklü sivil toplum kuruluşlarının bu tür davalar açması, miras hukuku ve vakıf işleyişi açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Davalıların tebligat sorunu yaşanması, adres değişikliklerinin yasal süreçleri nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. Mahkemenin ilanen tebligat kararı, bu tür durumlarda sürecin devam etmesini sağlamak için alınan standart bir önlem olarak değerlendiriliyor.
Duruşma tarihinin 2026 yılına kadar uzak olması, davanın karmaşıklığını ve uzun sürebileceğini işaret ediyor. Tarafların bu süreçte hukuki temsilcilerle çalışmaları öneriliyor.



