Türkiye'nin FETÖ ile hukuki mücadelesi Batılı ülkelerin engeline takıldı
Türkiye'nin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına yönelik yurt dışında yürüttüğü hukuki mücadele ve kırmızı bülten talepleri, Batılı devletlerin bürokratik engelleriyle karşılaştı. SABAH, yabancı ülkelerin iadeleri reddetmek için öne sürdüğü mazeret gerekçelerine ulaştı. Almanya, Kanada, ABD ve İngiltere gibi ülkeler, somut delillere rağmen iade taleplerini çeşitli bahanelerle reddediyor veya cevapsız bırakıyor.
Almanya'dan Suat Yıldırım ve Abdullah Aymaz'a ret
Almanya, örgütün sözde tayin heyeti üyesi Suat Yıldırım'ın iadesini, "Türkiye'de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alma ihtimali" gerekçesiyle reddetti. Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Yıldırım'ın Almanya'da olup olmadığının tespit edilemediğini öne sürerken, iadenin hukuken mümkün olmadığını bildirdi. Öte yandan, istişare heyeti üyesi Abdullah Aymaz'ın iade talebi ise "Alman vatandaşlığına geçirilmesi" gerekçe gösterilerek hızla reddedildi. Aymaz'ın daha sonra ABD'ye geçtiği tespit edildi.
Kanada'ya yapılan iade talepleri "ikili anlaşma yok" denilerek reddedildi
Kanada, aralarında FETÖ elebaşı Gülen'in doktoru, Hacettepe Teknokent eski Genel Müdürü Tuncay Delibaşı'nın da bulunduğu isimler için "ikili anlaşma eksikliği" mazeretini öne sürdü. Kanada Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında suçluların iadesine ilişkin ikili bir antlaşma ya da her iki ülkenin de taraf olduğu çok taraflı bir sözleşme bulunmadığını belirterek talepleri reddetti. Kanada hükümeti, "karşılıklılık ilkesi çerçevesinde iadenin mümkün olamayacağını" savundu.
ABD'den "çifte cezalandırılabilme" şartı uyuşmazlığı
Türkiye ile ABD arasında yürürlükte olan "Suçluların İadesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adlî Yardımlaşma Antlaşması" olmasına rağmen Washington yönetimi iade taleplerini reddediyor. Örgüt adına faaliyet gösteren Kuzey Irak ve Ortadoğu İmamı Turgut Karabulut hakkında düzenlenen dosyada, iade talebine konu suçlamaların antlaşmanın 2'nci maddesinde öngörülen "çifte cezalandırılabilme" şartını karşılamadığı iddia edilerek iade reddedildi.
İspanya: "Bu eylemler bizde suç teşkil etmiyor"
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iade talepnamesinde, Ayhan Erik'in kaymakam adaylarının dil stajı için gittiği İspanya'da örgüt adına faaliyet yürüttüğü ortaya kondu. İspanya ise talebi 2020 yılında geri çevirdi. İspanya yönetimi, operasyonel faaliyetleri barındıran eylemlerin İspanya kanunlarında suç teşkil etmediğini iddia ederek iade talebini reddetti.
Talep dosyaları yanıtsız bırakılıyor
Siyasi korumacılığın en yaygın yürütüldüğü alan, hukuki süreçleri zamana yaymak ve dosyaları yanıtsız bırakmak oluyor. Örgütün Mahrem Hizmetler Ankara Bölge Talebe İmamı yöneticisi Suat Yiğit gibi isimler için ABD'ye iletilen iade evraklarına karşı sürekli yeni ek bilgi ve belge talepleri öne sürülüyor. Türkiye istenen ek klasörleri yeniliyor ancak ABD başta olmak üzere İngiltere, Belçika ve Hollanda gibi ülkeler, aradan yıllar geçmesine rağmen iade dosyalarına henüz bir yanıt vermeyerek süreci uzatıyor. Belçika'nın ise 2018 yılında yapılan; kumpas davalarında sahte delil üretmek, Başbakan, Bakanlar ve MİT Müsteşarı'nı yasa dışı dinlemek suçlarından aranan eski hakim İsmail Tandoğan'ın iade sürecine aynı şekilde karşılık verdiği öğrenildi.



