Gazze'de Katliam Gölgesinde İlk İftar: Buruk Ramazan Sevinci Yaşandı
Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler, İsrail'in Ekim 2023'te başlayan ve 2 yıldan fazla süren yoğun saldırılarının gölgesinde, ilk iftarı açmanın buruk sevincini yaşadı. Tüm zorluklara ve sıkıntılara rağmen, ramazan ayının manevi havasını hissetmeye çalışan halk, bu özel anı kutlamak için çaba gösterdi.
Enkazlar Arasında ve Çadırlarda İftar Sofraları Kuruldu
İsrail saldırılarında evlerinin yüzde 90'ından fazlası yıkılan Gazze halkı, derme çatma çadırlarda yaşamak zorunda kaldı. Bu nedenle, ilk iftarların büyük bir kısmı, geçici barınaklarda gerçekleştirildi. Bazı Filistinliler ise eski ramazan anılarını hatırlamak için, yıkılan evlerinin enkazları arasında iftar yapmayı tercih etti. Bu durum, yaşanan trajedinin derinliğini gözler önüne serdi.
Gıda Sıkıntısı ve Yardım Kısıtlamaları Sofraları Etkiledi
İsrail'in yardım tırlarının girişine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle, Gazze'deki 2 milyondan fazla Filistinli ciddi gıda sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Bu nedenle, birçok ailenin iftar sofrası, önceki yıllara oranla daha boş kaldı. Ancak, evlerini ve yakınlarını kaybeden halk, tüm bu zorluklara rağmen, ramazan heyecanını yaşamaya çalıştı.
Saldırıların Sesi Yerine Ezan Sesleri Yankılandı
Önceki ramazanların aksine, ilk iftarda Gazze'de, İsrail uçakları ve bombalarının gürültüsü yerine, ezan sesleri yankılandı. Bu, halk için küçük bir rahatlama anı oldu. Filistinliler, 11 ayın sultanını, geniş çaplı İsrail saldırıları olmadan karşılamanın mutluluğunu hissetti, ancak bu sevinç, yaşanan kayıplar nedeniyle buruktu.
Saldırılarda 72 Binden Fazla Kişi Hayatını Kaybetti
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 72 bin 63 kişi hayatını kaybetti, yaralı sayısı ise 171 bin 726'ya ulaştı. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana ise, saldırılarda 603 kişi öldü, 1618 kişi yaralandı. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin boyutunu açıkça ortaya koyuyor.
Gazze'deki Filistinliler, ramazan ayını umut ve dayanışma içinde geçirmeye çalışırken, uluslararası toplumun dikkati, bölgedeki insani duruma çekilmeye devam ediyor.



