İran-ABD Krizi Derinleşiyor: Müzakereler ve Savaş Tehdidi Arasında Gerilim Tırmanıyor
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Cenevre'de gerçekleştirilen ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, henüz nihai bir anlaşmaya varılamasa da temel konularda önemli bir uzlaşıya ulaşıldığını duyurdu. Bu açıklama, diplomatik kanallarda olumlu bir hava estirse de, ABD tarafından gelen sert açıklamalar ve askeri hareketlilikler gerilimi yeniden tırmandırdı.
ABD'den Sert Tepki ve Askeri Yığınak
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Fox News'e yaptığı açıklamada, İran tarafından müzakerelerde belirlenen kırmızı çizgilere dair henüz bir iyi niyet sinyali alınmadığını öne sürdü. Vance, askeri seçeneğin masada olduğunu vurgulayarak, diplomasinin yanı sıra güç kullanımının da değerlendirildiğini ifade etti. Paralel olarak, ABD ordusunun son 24 saat içinde Ortadoğu'ya 50'den fazla yeni savaş uçağı konuşlandırması, bölgedeki savaş ihtimalini ciddi şekilde artırıyor.
Savaş İhtimali Yüzde 90 Olarak Açıklandı
Cenevre müzakerelerinin ardından, Axios'a konuşan ve ismi açıklanmayan bir ABD Başkanı Donald Trump danışmanı, çarpıcı bir açıklama yaptı. Danışman, Trump'ın etrafındaki savaş karşıtı sesleri dinlemek istemediğini belirterek, ABD'nin gelecek birkaç hafta içinde İran'a yönelik bir saldırı başlatma ihtimalinin yüzde 90 olduğunu ileri sürdü. İki İsrailli yetkili de İsrail hükümetinin, İran'da rejim değişikliği ve nükleer programların hedef alınmasını savunduğunu, "günler içinde bir savaş senaryosu için hazırlandığı" iddiasında bulundu.
Haziran 2025 Saldırılarına Benzer Bir Durum
Axios'taki haberde, ABD ordusunun Ortadoğu'daki askeri yığınağına dikkat çekildi. Habere göre, 150'den fazla ABD askeri kargo seferi, bölgeye silah sistemleri ve mühimmat taşıdı. Sadece son 24 saatte F-35, F-22 ve F-16 tipi 50 savaş uçağı daha bölgeye doğru yola çıktı. Haberde ayrıca, ABD'nin Ortadoğu'da İran ile "büyük bir savaşa çoğu Amerikalının fark ettiğinden daha yakın olduğu ve bunun çok yakında başlayabileceği" savunuldu. Bu durum, Haziran 2025'te İsrail savaş uçaklarının İran'daki nükleer tesislere saldırdığı ve ABD'nin B-2 bombardıman uçaklarıyla katıldığı 12 günlük saldırılara benzerlik gösteriyor. O dönemde de taraflar anlaşma sağlandığını ilan etmiş, ancak müzakerelerin çöktüğü bildirilmişti.
Trump'tan Diego Garcia Açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'ye Diego Garcia Adası'nı Morityus'a iade etmemesi çağrısında bulundu. Trump, "İran'ın anlaşmayı reddetmesi halinde" adadaki askeri üssü kullanabileceklerini açıkladı. Hint Okyanusu'ndaki Chagos Adaları'nda yer alan ve ABD ile İngiltere'nin ortak kullanımındaki bu ada, İran'a olası bir saldırı durumunda stratejik bir üs olarak değerlendiriliyor.
İran'dan Üç Aşamalı Çözüm Önerisi
Diğer yandan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Savaşmak istemiyoruz, bence savaşı geride bırakmalıyız. Ama bize zorla dayatmada bulunmak istiyorlarsa, ne pahasına olursa olsun boyun eğmeli miyiz? İran'ın boyun eğmesi benim için kabul edilemez" diyerek kararlılığını gösterdi. İran tarafı, Cenevre müzakerelerinden daha umutlu mesajlarla ayrıldı ve yalnızca nükleer dosyayı görüşmek istediğini duyurdu.
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, müzakerelerin olumlu bir atmosferde tamamlandığını ve uzlaşı taslağı üzerinde çalışmaya başlayacaklarını bildirdi. Müzakerelere katılan ismi belirtilmeyen üç İranlı yetkili, Tahran'ın anlaşma için üç aşamalı bir süreç önerdiğini açıkladı:
- ABD'nin petrol ve bankacılık başta olmak üzere çeşitli alanlardaki yaptırımları kaldırması.
- İran'ın uranyum zenginleştirmeyi 3 ila 5 yıllığına durdurmayı kabul etmesi.
- Bu sürenin ardından İran'ın insani amaçlarla nükleer enerji üreten bölgesel bir oluşuma katılması ve nükleer tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (IAEA) tam denetimine açılması.
Bu öneri, diplomatik çözüm arayışlarını sürdüren İran'ın, krizden çıkış yolu olarak gördüğü adımları ortaya koyuyor. Ancak, ABD'nin askeri hazırlıkları ve yüksek savaş ihtimali açıklamaları, bölgedeki gerilimin ne kadar kritik bir noktada olduğunu gözler önüne seriyor.



