İsrail Lübnan'da Köyleri Bombalıyor: 13 Can Kaybı, Kritik Görüşme Yarın
İsrail ordusu, Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik yoğun hava saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Son saldırılarda en az 13 sivil hayatını kaybederken, çok sayıda kişi de yaralandı. İsrail'in, İran savaşını bahane ederek Lübnan'daki işgalini genişlettiği ve ülkeyi Gazze'ye çevirmeye çalıştığı belirtiliyor.
Sivil Yerleşimler Hedef Alınıyor
İsrail güçleri, özellikle Lübnan'ın güneyindeki köyleri ve sivil yerleşim alanlarını bombalayarak evleri havaya uçuruyor. Önceki gece Sur kentine bağlı Marub beldesine düzenlenen saldırılarda 6 kişi, Kana beldesine yapılan saldırıda ise en az 5 kişi hayatını kaybetti. Al Jazeera'nın aktardığı bilgilere göre, Bint Jbeil ve Siddiqin kasabaları da dahil olmak üzere birçok bölgeye yoğun hava saldırıları düzenlendi.
Çocuk ve Kadınlar Arasında Yüksek Kayıp
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında 2 binden fazla kişi öldü, 6 bin 436 kişi yaralandı. Ölenler arasında 165 çocuk, 248 kadın ve 85 sağlık çalışanı bulunuyor. Son saldırılarda, Srifa köyünde 7 yaşındaki Aline Saeed ağır yaralanırken, 1,5 yaşındaki kız kardeşi Taleen dahil 4 aile üyesini kaybetti. Ailenin, Taleen için "savaşta doğup savaşta öldü" ifadelerini kullandığı bildirildi.
Kızılhaç Görevlisi Hayatını Kaybetti
Lübnan Sağlık Bakanlığı, Beyt Yahun beldesinde düzenlenen İsrail saldırısında 1 Kızılhaç görevlisinin öldüğünü, 1 kişinin de yaralandığını açıkladı. Bu olay, sivil altyapı ve insani yardım çalışanlarının da hedef alındığını gösteriyor.
Yarın Washington'da Kritik Görüşme
Öte yandan, İsrailli ve Lübnanlı yetkililerin yarın (14 Nisan Salı günü) Washington DC'de bir araya gelerek görüşmelere başlaması bekleniyor. İsrail, Hizbullah'ın Lübnan'la yapılacak ateşkes görüşmelerine dahil edilmeyeceğini ifade etmişti. Bu görüşmeler, bölgedeki gerilimin azaltılması ve kalıcı bir çözüm bulunması açısından kritik önem taşıyor.
İsrail'in "ateşkes dışında" olarak nitelendirdiği Lübnan'daki saldırılar, uluslararası toplumda endişe yaratmaya devam ederken, yerel halkın güvenliği ve insani durum giderek kötüleşiyor. Yarınki görüşmelerin sonuçları, bölgenin geleceği için belirleyici olacak.



