Kumarın Tarihi: Osmanlı'dan Dijital Çağa Değişmeyen Tehlike
Kumarın Tarihi: Osmanlı'dan Dijital Çağa Tehlike

Şarkıcı Haluk Levent'in Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklanması, kumar meselesini yeniden Türkiye'nin gündemine taşıdı. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre Levent, başka kişilere ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında yaklaşık 990 milyon liralık bahis oynamış ve 390 milyon lira kaybetmiş. Bu iddiaların hukuki mahiyeti yargılama sonucunda netleşecek olsa da yaşananlar, özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra bazı çevrelerce devlet kurumlarının ve köklü yardım kuruluşlarının alternatifi gibi parlatılan Ahbap etrafındaki sorgusuz güveni yeniden tartışmaya açtı.

Yeşilay Raporu: Kumar Başlama Yaşı 15'e Düştü

Yeşilay'ın Eylül 2025 tarihli Türkiye Kumar Raporu'na göre dijitalleşmeyle kumara erişim kolaylaştı ve başlama yaşı 15'e kadar düştü. Sadece 2021-2024 yılları arasında kumar problemi sebebiyle Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'ne 15 bin 624 başvuru ulaştı. Başvuranların yüzde 53'ü evli, yüzde 85'i ise lise veya üzeri eğitim seviyesine sahip. Bu veriler, kumarın diğer bağımlılıklara nazaran daha yaygın bir kesimi etkilediğini gösteriyor.

Osmanlı'da Kumar: İllet, İptila ve Hastalık

Osmanlı arşiv belgelerinde kumar bağımlılığı "illet", "iptila", "ihtiras" ve "hastalık" gibi kelimelerle tarif ediliyordu. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kırım Savaşı sonrası İstanbul'da yabancı asker ve sivil sayısının artması, Galata ve Beyoğlu'nda Batı tarzı eğlence mekânlarının çoğalması kumarı daha görünür hale getirdi. Savaşlar, göçler ve işsizlik gibi krizler de insanları kısa yoldan kazanç arayışına itiyordu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Osmanlı idaresi, 1858 tarihli Ceza Kanunu'nun 242. maddesiyle kumarbazlığı meslek edinenlere, kumar için mekân sağlayanlara ve kumarbazlara borç verenlere hapis ve para cezası öngörüyordu. Kumar sırasında ele geçirilen para ve eşyalara devlet tarafından el konuluyordu. 243. madde ise izinsiz piyango düzenleyenleri cezalandırıyordu. Kahvehanelere baskınlar yapılıyor, kumar araçları toplanıyor ve oyun oynatılan yerler kapatılıyordu. Ancak kanunların yeterince uygulanamaması ve denetimlerin gevşemesi kalıcı sonuç vermedi.

II. Meşrutiyet'te Kumar: Aileler ve Gençler Tehdit Altında

II. Meşrutiyet yıllarında kumar sadece Beyoğlu ve Galata'ya özgü değildi; Aksaray, Beyazıt, Şehzadebaşı ve Çemberlitaş'taki kahvehanelerde sabahtan akşama kadar kâğıt ve tavla oynanıyordu. Polis denetimleri arttıkça kumar özel hanelere taşındı. Mahalle sakinleri, eşler ve anneler, ailelerini kurtarması için devlet makamlarına dilekçeler yağdırıyordu. Kadınlar, nice ailenin ocağının söndüğünü, eşlerin ve çocukların perişan olduğunu anlatarak kumarhanelerin kapatılması için yalvarıyordu.

Çocuklar ve gençler de etkileniyordu. Üsküdar'da öğrencilerin kahvehanelerde kumar oynaması şikâyet konusu olmuş, Direklerarası'nda bir gömlekçinin gençleri kumara alıştırdığı ihbar edilmişti. 1906'da Şehzade Camii çevresinde "Kumarbaz Ali" lakaplı bir kişinin öğrenciler arasında ceviz oyunu oynatması farklı mekteplerin talebeleri arasında kavgaya yol açmıştı. II. Meşrutiyet dönemi ders kitaplarında kumarın serveti tükettiği, çalışma arzusunu zayıflattığı ve tembelliğe sürüklediği anlatılıyordu.

I. Dünya Savaşı Yıllarında Kumar Salgını

Kumarın en fazla yayıldığı dönemlerden biri I. Cihan Harbi yıllarıydı. Cephelerde ağır kayıplar verilirken şehirlerde yoksulluk, iaşe sıkıntısı ve gelir dağılımı eşitsizliği derinleşiyordu. Bir yanda günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan geniş halk kesimleri, diğer yanda savaş şartlarından yararlanarak servet edinen "harp zenginleri" vardı. Dönemin basını sefahat hayatını eleştiriyor, zabıtanın önlem almasını istiyordu. 1918'de Sebilürreşad'da yayımlanan bir yazıda, "Meselâ ötede beride birçok kumarhâneler açıldığı görülüyor. Fuhuş her gün biraz daha artıyor. Zâbıta bunlara karşı lâkayd kalamaz." denilerek kumarhanelerin çoğalmasından şikâyet ediliyordu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Hükümet, devlet memurları arasında yayılan kumarı kamu düzeni ve devlet itibarı için tehdit görüyordu. 5 Aralık 1917 tarihli düzenlemeyle kumar oynayan memura ilk seferde uyarı, ikinci seferde maaşın tamamının kesilmesi, üçüncü seferde görevden çıkarılması kararlaştırıldı.

Mütareke'den Cumhuriyet'e Yasak ve Denetim

Mütareke yıllarında devlet otoritesinin zayıflamasıyla kumar daha yaygın hale geldi. Beyazıt'ta "hoppala" oyunları oynatılıyor, Beykoz'daki gazinolarda kumar masaları kuruluyor, Rus mültecilerle yaygınlaşan "tombala" büyük ilgi görüyordu. Osmanlı idaresi 1921'de tombalanın ahlâka ve servete zarar verdiğini, dinen yasak olduğunu belirtti. Ancak işgal kuvvetlerinin ruhsatları nedeniyle yasağı uygulamak zordu; tombala Beyoğlu çevresiyle sınırlandırıldı, Müslüman mahallelerine yayılması önlendi.

Millî Mücadele günlerinde Büyük Millet Meclisi'nin ceza kanununda yaptığı ilk değişikliklerden biri kumarla ilgiliydi. 2 Eylül 1921 tarihli düzenlemeyle kumar oynayanlar, oynatanlar ve bu amaçla borç verenler ceza kapsamına alındı. Devlet memurları için görevden alınma öngörüldü. Cumhuriyet'in ilanından sonra 1926 tarihli Ceza Kanunu da kumarı suç saymayı sürdürdü.

Dijital Çağda Kumar: Cep Telefonundan Erişim

Aradan geçen bir asırda kumarın oynandığı mekânlar değişti, ancak bağımlılık zaafı değişmedi. Osmanlı zabıtası kahvehane kapılarındaki gözcüleri aşmaya çalışırken bugün kumar, cep telefonu üzerinden günün her saatinde ulaşılabilen devasa bir dijital pazara dönüştü. Yeşilay'ın 2025 raporuna göre çevrimiçi erişimin kolaylığı, gizlilik, hızlı bahis imkânı ve sonucun hemen alınması bağımlılık riskini artırıyor.

Raporda, 2021-2024 arasında Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine 15 bin 624 kişinin başvurduğu belirtiliyor. Başvuranların yaş ortalaması 34, yüzde 97'si erkek, yüzde 53'ü evli, yüzde 85'i lise veya üzeri eğitim düzeyine sahip. Bu rakamlar, kumarın işsiz, eğitimsiz kesimlerin yanı sıra iş ve aile hayatı olan eğitimli kişileri de etkilediğini gösteriyor.

Sonuç: Bütüncül Mücadele Şart

Kumarın tarihi, yasakların tek başına bu illeti ortadan kaldırmaya yetmediğini gösteriyor. Dün kahvehanelerde, kulüplerde ve gizli evlerde oynanan kumar bugün cep telefonlarında ve kolay kazanç, şöhret arzusu üzerinden daha geniş bir kesimi kuşatıyor. Mücadele, aileyi koruyan, gençlere helal kazancın değerini öğreten, medyanın özendirici dilini sınırlayan ve Yeşilay gibi kuruluşları destekleyen bütüncül bir anlayışla yürütülmeli. Ayrıca son hadiselerin gösterdiği gibi, toplumun iyi niyeti şahısların şöhretine teslim edilmemeli, yardım faaliyetleri şeffaf ve devlet kurumlarıyla koordineli yapılmalıdır.