Fotoğraf sanatçısı Engin Uzun, 1800'lü yıllardan günümüze kadar uzanan Mekke ve Medine fotoğraflarını yapay zekâ teknolojisi ile restore ederek, bu tarihi görüntüleri videoya dönüştürüyor. Uzun'un Instagram sayfasında yayınladığı videolarda, Kabe'nin ve Peygamber Efendimiz'in (sav) mescidinin nostaljik görüntüleri yer alıyor, izleyenlerde derin duygular uyandırıyor.
30 Yıllık Deneyimle Tarihi Görüntüleri Canlandırıyor
30 yıldır fotoğrafçılıkla uğraşan Engin Uzun, Mekke ve Medine görüntülerini bir ileri boyuta taşıyarak, Peygamber Efendimiz dönemine ait görseller oluşturup onları hareketlendiriyor. Sanatçı, 2015 yılında ilk umre ziyareti için Suudi Arabistan'a gittiğini ve o günden beri defalarca hac ve umre yaptığını belirtiyor. Bu süreçte çok sayıda fotoğraf çeken Uzun, elindeki arşivi akşam yatmadan önce paylaşma alışkanlığı geliştirmiş.
"Son Baktıkları Şey Kabe Olsun"
Engin Uzun, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Elimde çok fotoğraf var, ama Kabe'yi biliyorsunuz, ufak tefek değişiklikler olsa da bin yıldır aynı. Eskiden insanlar yatmadan önce dua okurdu, şimdi Instagram'a bakıyor. Ben de son baktıkları şey Kabe olsun, belki rüyalarına girer düşüncesiyle paylaşıyorum."
Bir süre sonra arşivindeki fotoğrafların yanı sıra Kabe'nin eski dönemlerini de merak ettiği için eski fotoğraflardan bir arşiv oluşturmaya başlayan Uzun, yapay zekâ ile önce fotoğrafları restore edip yüksek çözünürlüklü hale getiriyor, sonra da hareketlendiriyor. Bu çalışmaların insanlarda farklı duygular uyandırdığını fark eden sanatçı, farklı görselleri hareketlendirmeye devam etmiş.
Çağrı Filminin Etkisi ve Hayal Gücü
İnsanların hayal kurmasını sağladığını dile getiren Uzun, ilk umresini yaptığında kafasının içinde hepimizin bildiği Çağrı filminin görüntülerinin olduğunu anlatıyor. Modern bir şehirle karşılaşmanın hayal kırıklığı yarattığını, ancak "Acaba eskiden nasıldı?" sorusunu düşündürdüğünü ifade ediyor.
İki yıldır yapay zekâya ciddi yatırım yaptığını belirten Uzun, "Şu anda meyvesini yiyorum. İnsanların algısını bozmadan, Kabe'ye, Medine'ye, Mekke'ye, Kudüs'e zarar vermeden bu videoları oluşturabiliyorum artık. Peygamber Efendimiz zamanındaki görselleri hayal gücüme dayanarak ve kafamızın içindeki Çağrı filminin görüntüleriyle oluşturuyorum. Önce görselini yapıyorum, ardından videoya çeviriyorum" diye konuştu.
Başarılı Çalışmalar ve Etkileyici İstatistikler
Engin Uzun'un çalışmaları arasında 1930'lu yıllarda Kabe'nin su basmış fotoğrafının restorasyonu ve hareketlendirilmesi dikkat çekiyor. Kendi çektiği Hacer-ül Esved taşı fotoğrafının üstündeki bulutları hareketlendirdiği çalışma ise 13 milyon görüntülenme sayısına ulaşarak büyük ilgi görmüş.
Hastalık Süreci ve Kitap Çalışması
Bir süredir pankreas kanseriyle mücadele eden Engin Uzun, "Rabbim Ne Olur Toparla Beni" başlığı ile bir kitap yayımladı. Aile Yayınları'ndan çıkan eserde, hastalıkla birlikte değişen ruh hallerini, insanın kendisiyle yaptığı iç konuşmaları ve zamanın nasıl farklı aktığını güçlü bir gözlemle ortaya koyuyor.
Hastalığın Getirdiği İçgörüler
Kitabın ortaya çıkışıyla ilgili konuşan Uzun, şunları söyledi: "Hastalık döneminde başlarda çok yıpranıyorsun. Sonrasında Allah kapıları açınca her şeyi çözüyorsun. Hastalığın aslında hastalık değil, mükâfat olduğunu anlıyorsun. Mesela kitapta hastaya söylenmemesi gereken cümleler diye bir bölüm var. 'İnşallah tüm günahlarına kefarettir' diyor insanlar. Hasta burada tonlarca günah işlediğini düşünüyor daha çok üzülüyor. O yüzden hassas davranmak lazım."
Engin Uzun, önce sağlıklı birey, sonra hasta yakını ve en sonunda hasta olarak üç aşamayı da deneyimlediğini belirterek, bu süreçte edindiği tecrübeleri kitabında aktardığını ifade etti. Sanatçının hem fotoğraf restorasyon çalışmaları hem de kişisel deneyimleri, izleyiciler ve okuyucular üzerinde derin etkiler bırakıyor.