ABD'li ünlü sunucu Tucker Carlson, geçen salı akşamı yaptığı açıklamada "İsrail'in nükleer kapasitesi küresel bir tehdittir" dedi. Bu ifade, antisemitizm susturucusunun eskisi kadar etkili olmadığının kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Carlson'ın uyarısı ve Siyonist zihniyet
Carlson'ın tespitine göre, dünya çok tehlikeli bir tehdit altında. Bu tehdit nükleer silahların varlığından ziyade, bu silahları elinde tutan Siyonist İsrail'in zihniyetinden kaynaklanıyor. Siyonist İsrail, kendinden olmayan herkesi potansiyel güvenlik sorunu olarak kodluyor ve "öteki"ni haritadan silinmesi gereken demografik bir pürüz olarak görüyor.
Mağduriyet oyunu ve Holokost endüstrisi
Yıllardır "Zavallı küçük İsrail kuşatma altında" algısına yatırım yapıldığını belirten yazar, İsrail'in hem canlı yayında soykırım yaparken hem de mağdur rolünü oynadığını vurguluyor. Holokost trajedisinin diplomatik bir dokunulmazlık endüstrisine dönüştürüldüğü ifade ediliyor. "Geçmişte bedel ödedik, o hâlde her şeyi yapmaya hakkımız var" mantığıyla sınırsız alan açılıyor.
İkili standartlar ve nükleer silahlar
Dünyanın ikiyüzlülüğüne dikkat çeken yazar, nükleer silah yapmanın haram olduğunu söyleyen İran'ı kuşatmak için el birliği yapılırken, İsrail söz konusu olduğunda sessiz kalındığını belirtiyor. Carlson'ın uyarısının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor: İsrail "başka seçeneği kalmadığına" inandığında nükleer silah kullanmakta tereddüt etmez.
Çözüm önerisi: Türkiye nükleer silaha sahip olmalı
Yazar Salih Tuna, iki seçenek sunuyor: Ya soykırımcı İsrail nükleer silahlardan arındırılmalı ya da Türkiye mutlaka nükleer silahlara sahip olmalıdır. "Başka yolu yok" ifadesiyle yazısını sonlandırıyor.



