Meta'ya ABD'de 'Bağımlılık' Davası: Zuckerberg'in 'Zaman' Savunması Şaşırttı
Meta'ya ABD'de Bağımlılık Davası: Zuckerberg'in Savunması

Meta'ya ABD'de Açılan 'Bağımlılık' Davasında Zuckerberg İfade Verdi

Sosyal medya platformlarının bağımlılık yapıcı etkileri ve çocuklar ile gençler üzerindeki olumsuz içerikleri, dünya genelinde ülkeleri alarm durumuna geçirdi. Pek çok ülke yaş sınırlamaları, içerik denetim mekanizmaları gibi önlemler alırken, ABD'de teknoloji devi Meta'ya karşı önemli bir 'bağımlılık' davası görüldü. Davada, Meta'nın kurucusu ve üst düzey yöneticisi ünlü milyarder Mark Zuckerberg mahkemede ifade vererek, şirketin politikalarını savundu.

Zuckerberg'in 'Platformda Geçirilen Zaman' Sorusuna Verdiği Tuhaf Yanıt

Los Angeles Times gazetesinin aktardığı habere göre, Zuckerberg, Los Angeles County bölgesindeki bir mahkemede görülen çocuklarda sosyal medya bağımlılığı davasında tanık olarak dinlendi. İfadesi sırasında, Meta'nın kullanıcıların platformlarda daha fazla zaman geçirmesini isteyip istemediği yönündeki soruya, Zuckerberg şaşırtıcı bir cevap verdi. "Sürdürülebilir bir topluluk inşa etmeye odaklanıyorum." diyen Zuckerberg, kısa vadede kullanıcıları mutsuz eden bir ürünün uzun vadede tercih edilmeyeceğini savundu.

Zuckerberg, açıklamalarında, "İnsanların her ay platformda geçirdiği süreyi maksimize etmeye çalışmıyorum." ifadelerini kullanarak, şirketin temel amacının kullanıcı memnuniyeti ve kalıcı bir topluluk oluşturmak olduğunu vurguladı. Ayrıca, Instagram'ın genç kullanıcıları bağımlı yapmak için tasarlanmadığını kesin bir dille belirterek, platformun çocuklara zarar verdiği iddialarını reddetti.

Davacıların İddiaları ve Diğer Platformlar

Davacılar, yalnızca Instagram'ın değil, aynı zamanda YouTube, TikTok ve Snapchat gibi popüler sosyal medya platformlarının sahibi olan şirketlerin de gençleri hedef alan bağımlılık yapıcı özellikleri bilinçli bir şekilde geliştirdiklerini öne sürüyor. Bu iddialar, teknoloji devlerinin kullanıcı davranışlarını manipüle etmek için algoritmalar ve tasarım stratejileri kullandığı yönündeki endişeleri artırıyor.

Dava, sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dair küresel tartışmaları yeniden alevlendirirken, Zuckerberg'in ifadeleri, şirketlerin sorumlulukları ve etik standartları konusunda sorgulamalara yol açtı. Mahkeme sürecinin devam etmesi beklenirken, bu davanın sonucunun, sosyal medya endüstrisi üzerinde önemli düzenleyici etkileri olabileceği belirtiliyor.