Türk Telekom Mobil Pazarda İkinciliğe Yükseldi, 5G Hedefleri ve Siber Güvenlikte Dönüşüm
Türk Telekom Mobilde İkinci Sıraya Yükseldi

Türk Telekom Mobil Pazarda İkinciliği Elde Etti

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) yayımladığı Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'na göre, Türk Telekom 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla mobil müşteri sayısında pazarda ikinci sıraya yükseldi. Aynı dönemde, Mobil Numara Taşıma pazarında en çok müşteri kazanan operatör olarak öne çıktı. Bu gelişme, şirketin mobil sektördeki oyun kurucu rolünü pekiştirdi.

Tarihi Performans ve Stratejik Yatırımlar

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom güçlü fiber altyapısı ve teknoloji birikimiyle Türkiye'nin dijital geleceğine liderlik ediyor. Sabit internetteki başarısını mobil iş koluna aktararak uzun vadeli müşteri odaklı strateji yürüten şirket, mobilde rekorlarla dolu bir çeyreği geride bıraktı. BTK'nın raporu, 2025'in üçüncü çeyreğinde mobil müşteri sayısında ikinciliği elde eden Türk Telekom'un bu başarısını teyit etti.

Türk Telekom, 535 bin kilometre fiber altyapısı ve yüzde 58'i fiberle bağlı baz istasyonlarıyla 1 Nisan 2026'dan itibaren tüm müşterilerine en hızlı ve en güvenli 5G hizmetini sağlamayı hedefliyor. Bu altyapı yatırımları, şirketin mobil pazardaki yükselişinin temelini oluşturuyor.

CEO'dan Açıklamalar ve Müşteri Hediyeleri

Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, sabit internet pazarındaki güçlerini mobil iş koluna taşıma yönünde stratejilerine emin adımlarla devam ettiklerini belirtti. Şahin, "Güçlü değer önermelerimiz, müşteri deneyimine odaklanan yaklaşımımız ve markamızın güçlü itibarı sayesinde 2025 yılının üçüncü çeyreğini, tarihimizin en yüksek mobil müşteri kazanımını elde ettiğimiz güçlü bir performansla tamamladık" ifadelerini kullandı.

Şahin ayrıca, mobil sektördeki oyun kurucu rolünde müşterilerine teşekkür etmek amacıyla hafta sonunda (24-25 Ocak) geçerli olacak 20 GB mobil internet paketi hediye edeceklerini duyurdu. Bu hamle, müşteri sadakati ve güvenini pekiştirmeyi amaçlıyor.

5G Hedefleri ve Dijital Ekosistem

BTK raporuna göre mobil pazarda ikinciliğe yükselen Türk Telekom, 1 Nisan 2026 itibarıyla tüm müşterilerine gerçek 5G deneyimi yaşatmayı planlıyor. Şirket, yapay zekâ destekli müşteri deneyimi yönetimiyle kullanıcı ihtiyaçlarını öngören proaktif bir dijital ekosistem sunmaya devam edecek.

Şahin, "Türkiye'nin 81 ilini uçtan uca fiber ağlarla örerken 535 bin kilometre uzunluğundaki güçlü fiber altyapımızı mobil şebeke ile bir araya getiriyor, 5G'nin yapı taşı olan fiberle bağlı baz istasyonu sayımızı her geçen gün artırıyoruz" dedi. Sağlık, spor, tarım ve turizm gibi sektörlerde hayata geçirilen öncü 5G çalışmaları, şirketin teknoloji yetkinliğini gösteriyor.

Nesnelerin İnterneti ve Siber Güvenlikte Dönüşüm

IoT Analytics'in 2026 OT Siber Güvenlik İçgörüleri Raporu'na göre, bilgi teknolojileri ile operasyonel teknolojilerin yakınsaması ve yapay zekânın sahaya inmesi, klasik güvenlik yaklaşımlarını yetersiz hale getirdi. Endüstriyel sistemlerden akıllı şehirlere uzanan Nesnelerin İnterneti ekosistemi, siber güvenlik mimarilerinde köklü bir dönüşümü zorunlu kılıyor.

Raporda öne çıkan mimari yaklaşım, hibrit güvenlik modelleridir. Güvenlik yalnızca merkezi veri merkezlerinde değil, saha seviyesindeki cihazlardan kurumsal katmana kadar tüm seviyelerde uygulanmak zorunda. IoT Analytics, özellikle IT ve OT arasında konumlanan ara DMZ katmanlarının kritik önem kazandığını vurguluyor.

Yapay Zekâ ve Güvenlikte Yeni Trendler

IoT Analytics raporunun en dikkat çekici bulgularından biri, yapay zekânın OT güvenliğinde hızla merkezi bir rol üstlenmesi. Yapay zekâ tabanlı sistemler; anomali tespiti, davranış analizi ve erken tehdit algılama gibi alanlarda klasik kural tabanlı çözümlerin önüne geçiyor.

Rapora göre, "güvene dayalı" ağ yaklaşımları yerini "zero trust" modellerine bırakıyor. IoT ve endüstriyel sistemlerde her cihaz, her kullanıcı ve her bağlantı sürekli doğrulanıyor. Mikrosegmentasyon sayesinde, bir sistemde oluşan ihlal tüm ağa yayılmadan izole edilebiliyor.

İnsan-Yapay Zekâ İşbirliği ve Yatırım Trendleri

Mercer'ın yaklaşık 12 bin yönetici, yatırımcı ve çalışanla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, işverenlerin birçoğu yapay zekânın gerçek potansiyelini ortaya çıkarmakta zorlanıyor. Bunun temel nedeni, şirketlerin işi dönüştürmek yerine mevcut eski yöntemleri yeni teknolojilerle ikame etmeye çalışması olarak gösteriliyor.

Mercer Başkanı ve CEO'su Pat Tomlinson, "Gerçek değer; işi yeniden keşfetmekten, parçalamaktan ve insan-yapay zekâ iş birliğini optimize edecek şekilde yeniden yapılandırmaktan geçiyor" dedi. Yatırımcıların yüzde 72'si, insan ve yapay zekâ yeteneklerini başarıyla entegre eden şirketlerin daha güçlü rekabet avantajı elde edeceğine inanıyor.

Çalışan Endişeleri ve Gelecek Adımlar

Rapor, teknolojik dönüşümün çalışanlar üzerindeki psikolojik etkisine de dikkat çekiyor. Çalışanların yapay zekâ nedeniyle işlerini kaybetme endişesi 2024'te yüzde 28 iken, 2026'da yüzde 40'a yükselmiş durumda. Benzer şekilde, becerilerinin güncelliğini yitirmesi endişesi taşıyanların oranı yüzde 17'den 47'ye fırladı.

Rapora göre şirketlerin yapay zeka yetenekleriyle fark yaratabilmesi için şu üç adımı atması gerekiyor:

  1. Şeffaf iletişimle çalışanların kaygılarını gidermek.
  2. Aktif katılımla çalışanları iş süreçlerinin yeniden tasarımına dahil etmek.
  3. Güçlü eğitim programlarıyla yetenek gelişimini desteklemek.

Yatırımcıların yüzde 77'si, çalışanlarını yapay zeka eğitimiyle güçlendiren şirketlere yatırım yapmaya daha istekli olduğunu belirtiyor. Bu veriler, teknoloji dönüşümünde insan faktörünün kritik önemini vurguluyor.