Doğuşta beklenen yaşam süresi 45 yılda %25 arttı
Doğuşta beklenen yaşam süresi 45 yılda %25 arttı

Habertürk'ün aktardığı verilere göre Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi, 1980'den 2025'e kadar geçen 45 yılda istikrarlı biçimde arttı ve ortalama yaşam beklentisi 62,8 yıldan 78,5 yıla yükseldi. Bu artış yüzde 25'e karşılık geliyor. Kadınlarda beklenen yaşam süresi 68,5'ten 81,1'e, erkeklerde ise 57,2'den 75,9'a çıktı.

Doğuşta beklenen yaşam süresi; yeni doğmuş bir kişinin belirli bir dönemdeki yaşa özel ölümlülük hızlarına maruz kalması hâlinde yaşaması beklenen ortalama yıl sayısını ifade ediyor. Bu gösterge, ülkelerin ölümlülük seviyelerini uluslararası düzeyde karşılaştırmada ve kalkınma ile gelişmişlik düzeylerini ölçmede kritik bir araç olarak kullanılıyor.

45 yıllık Türkiye tablosu

Açıklanan verilere göre Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 1980'de 62,8 yılken, 1985'te 65,2'ye, 1990'da 67,9'a, 1995'te 69,6'ya yükseldi. 2000'de 71,9'a, 2005'te 73,5'e ve 2010'da 75,1'e ulaşan ortalama, 2015'te 78,0'a çıktı. 2020'de 78,3 ve 2025'te 78,5 olarak kaydedildi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Artış hızları da dikkat çekiyor: 1980-1985 arası yüzde 3,8, 1985-1990 arası yüzde 4,1, 1990-1995 arası yüzde 2,5, 1995-2000 arası yüzde 3,3, 2000-2005 arası yüzde 2,2, 2005-2010 arası yüzde 2,1 ve 2010-2015 arası yüzde 3,9 oldu. COVID-19 pandemisinin küresel etkisiyle 2020'de artış hızı yüzde 0,38'e, sonrasında ise yüzde 0,25'e geriledi.

Kadınlarda yüzde 18,4, erkeklerde yüzde 32,7 artış

45 yıllık döneme cinsiyet temelinde bakıldığında, kadınlarda ortalama yaşam süresi artışı yüzde 18,4, erkeklerde ise yüzde 32,7 olarak gerçekleşti. Kadınlar 1980'de ortalama 68,5 yıl yaşarken, 2025'te 81,1 yıla; erkekler ise 57,2 yıldan 75,9 yıla ulaştı.

Küresel ölçekte gelişmiş ülkelerde beklenen yaşam süresi genellikle daha yüksek seyrediyor. Biyolojik ve sosyal etkenler nedeniyle kadınların beklenen yaşam süresi, erkeklerden daha yüksek olmaya devam ediyor.

ABD ve Avrupa ülkelerindeki son 45 yıl

Uluslararası karşılaştırmalar, Türkiye'nin artış hızındaki ivmeyi gözler önüne seriyor. ABD'de ortalama yaşam süresi 1980'de 73,7 yılken 2025'te 79,4 yıla çıktı; artış yüzde 7,7. Kadınlarda 77,4'ten 81,7'ye yüzde 5,5, erkeklerde 70'ten 76,8'e yüzde 9,7 yükseldi.

Avrupa ülkelerinde ise tablo şöyle:

  • Fransa: Ortalama 74,1'den 83,1'e çıktı; artış yüzde 12,1. Kadınlarda yüzde 9,8, erkeklerde yüzde 14,5.
  • Almanya: Ortalama 72,8'den 81,3'e; artış yüzde 11,6. Kadınlarda yüzde 9,8, erkeklerde yüzde 13,6.
  • İngiltere: Ortalama 73,8'den 82'ye; artış yüzde 11,1. Kadınlarda yüzde 9,1, erkeklerde yüzde 13,1.
  • Yunanistan: Ortalama 75,2'den 83,1'e; artış yüzde 10,5. Kadın ve erkeklerde artış yüzde 10,4.
  • İtalya: Ortalama 73,9'dan 84,2'ye; artış yüzde 13,9. Kadınlarda yüzde 10,8, erkeklerde yüzde 15,7.
  • İspanya: Ortalama 75,4'ten 84'e; artış yüzde 11,4. Kadınlarda yüzde 10,5, erkeklerde yüzde 12,4.

Makas neden kapanıyor?

Veriler, Türkiye, ABD ve Avrupa ülkelerinde kadınlarla erkekler arasındaki yaşam süresi farkının hızla kapandığını gösteriyor. Bunun ana nedenleri arasında başlangıç noktasındaki fark, tıbbi teknolojilerdeki devrimler ve iş güvenliği koşullarının iyileşmesi yer alıyor.

1980'de erkeklerin yaşam beklentisi kadınlara kıyasla çok daha düşük bir seviyedeydi. Başlangıç düzeyinin geride olması nedeniyle aynı iyileşmenin yüzde olarak erkeklere yansıması matematiksel olarak daha yüksek oldu.

Modern tıp, özellikle kalp krizi, tansiyon ve damar hastalıklarının tedavisinde ve cerrahi müdahalelerde büyük ilerlemeler kaydetti. Geçmişte erkekleri daha erken yaşlarda ve daha yüksek oranda etkileyen bu hastalıkların riski büyük ölçüde azaldı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Ağır sanayi, madencilik ve inşaat gibi tehlikeli iş kollarında ağırlıklı olarak erkekler çalışıyordu. İş sağlığı ve güvenliği standartlarının gelişmesi, endüstriyel hijyen kurallarının artması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, erkeklerin iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle genç yaşta hayatını kaybetme oranlarını ciddi biçimde düşürdü.

Ömrün uzaması ne kazandırıyor?

Ömrün uzaması, genel yaşam kalitesindeki iyileşmenin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İnsanlara sevdikleriyle daha fazla zaman geçirme, yeni beceriler edinme, hobilerine ve kişisel gelişimlerine vakit ayırma imkânı sunuyor.

Yaşlıların hayatta daha uzun süre kalması; bilgi, birikim, gelenek ve yaşam tecrübelerinin yeni nesillere aktarılmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca nitelikli ve tecrübeli iş gücünün ekonomi içinde daha uzun süre yer alabilmesi; sağlık, turizm, konut, bakım hizmetleri ve eğlence sektörlerinde pazar alanlarını büyüterek ekonomiye canlılık kazandırıyor.

Geleceğin hedefi: sağlıklı yaşam süresi

Mevcut eğilimin korunması hâlinde ortalama yaşam süresindeki artışın bindeler düzeyinde sürmesi bekleniyor. Ancak asıl hedef, yalnızca ömrü uzatmak değil; sağlıklı yaşam süresini uzatmak olarak ifade ediliyor. İnsanların hayatının son 10-15 yılını kronik hastalıklarla geçirmek yerine dinamik bir yaşlılık dönemi geçirmesi amaçlanıyor.

Nanoteknoloji, gen düzenleme ve yaşlanma mekanizmalarının tersine çevrilmesi alanında çığır açıcı gelişmeler yaşanması durumunda biyolojik yaşlanma sürecinin yavaşlayabileceği ve insan ömrünün 90 yıl ve üzerine çıkabileceği belirtiliyor. Haberde yer alan bilgiye göre, yaşayan en yaşlı kişi 21 Ağustos 1909 doğumlu İngiliz Ethel May Caterham ve yaşamını bakım evinde sürdürüyor.