Pankreas kanseri tedavisinde çığır açan bir gelişme yaşandı. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) Kongresi'nde sunulan yeni bir molekül, hastaların yaşam süresini iki katına çıkarıyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, Habertürk'e yaptığı açıklamada bu tarihi gelişmeyi detaylandırdı.
KRAS İnhibisyonu ile Yeni Umut
Doç. Dr. Eren, kongrede en dikkat çekici başlıklardan birinin pankreas kanseriyle ilgili klinik çalışma sonuçları olduğunu belirtti. KRAS inhibisyonu üzerinden etki eden molekülün, mevcut yaşam sürelerini iki katına çıkardığını vurguladı. Pankreas kanserinin genellikle erken evrede tespit edilemediğini ve hastaların çoğunlukla 3. veya 4. evrede başvurduğunu ifade eden Eren, "Bu molekül sadece pankreas kanserinde değil, bu mutasyonu taşıyan diğer kanser türlerinde de ümit vadediyor" dedi.
FDA Onay Süreci Devam Ediyor
İlacın Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onay sürecinin devam ettiğini belirten Doç. Dr. Eren, şu an için ABD dahil hiçbir ülkede piyasada bulunmadığını, sadece erken erişim programlarıyla kısıtlı kullanıldığını söyledi. FDA onayının yakın zamanda çıkmasını beklediklerini, ruhsatlandırma sonrası Türkiye'de de ilaca erişimin mümkün olacağını ifade etti.
Kişiye Özel Tedaviler ve Yapay Zeka
Kongrede öne çıkan bir diğer konu, tümörün genetik yapısına göre planlanan kişiye özgü tedavilerdi. Doç. Dr. Eren, bu yaklaşımın onkolojinin temel tedavi yöntemlerinden biri olacağını belirtti. Ayrıca kanda dolaşan tümör hücrelerinin tespitinin tedavi seçeneklerini belirlemede önemli rol oynadığını, meme kanserli bazı hastalarda kemoterapinin azaltılabileceğini gösteren çalışmaların umut verici olduğunu söyledi. Yapay zeka oturumlarına değinen Eren, yapay zekanın belli bir güvenilirliğe ulaştığını ancak henüz yüzde 100 karar verici olamayacağını, insan denetimine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Zayıflama İğneleri ve Kanser Riski
Zayıflama iğneleriyle ilgili tartışmalara da değinen Doç. Dr. Eren, bu iğnelerin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini, ciddi yan etkileri olabileceğini söyledi. Kongrede sunulan gözlemsel bir çalışmaya göre, kanser tanısı almış ve zayıflama iğnesi kullanan hastalarda metastaz riskinin daha az olduğu görüldü. Ancak Eren, "Bu bir Faz-3 çalışması değil. Zayıflama iğnelerinin kanseri direkt önlediğine dair bilimsel kanıt yok; obeziteyi ve insülin direncini düşürerek obezite kaynaklı kanser türlerinin görülme olasılığını azaltıyor olabilir" uyarısında bulundu.
Erken Tanı ve KETEM Çağrısı
Doç. Dr. Eren, kanserde en önemli aşamanın erken tanı olduğunu vurgulayarak, vatandaşları Sağlık Bakanlığı'nın tarama programlarına katılmaya çağırdı. KETEM'lerde (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) meme, kolon ve rahim ağzı kanserleri için ücretsiz tarama programları yürütüldüğünü hatırlattı.
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği'nden Hastalara Mesaj
Türkiye'deki tıbbi onkologların çatı kuruluşu olarak güncel tedavileri takip ettiklerini belirten Doç. Dr. Tülay Eren, derneğin sosyal medya hesapları üzerinden hastaların sorularına yanıt verildiğini söyledi. "Onkolojik tedavi sadece ilaç vermek değil, yan etkilerin yönetilmesidir. Halkımız bize güvensin, sorularını sorsun ve tedavilerini bir tıbbi onkoloji uzmanına yaptırsın" ifadelerini kullandı.



