ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, eşinin sağlık durumunu gerekçe göstererek Başkan Donald Trump'a istifasını sundu. Gabbard, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Başkan Trump'a sunduğu istifa mektubunu paylaştı.
Görev süresi boyunca teşekkür etti
Mektubunda, kendisine verilen görevden dolayı Trump'a teşekkür eden Gabbard, "Eşim Abraham'a yakın zamanda, son derece nadir görülen bir kemik kanseri türü teşhisi kondu. Önümüzdeki haftalar ve aylar boyunca kendisini büyük zorluklar bekliyor. Şu aşamada, onun yanında olabilmek ve bu mücadele sürecinde kendisine tam destek verebilmek adına kamu hizmetinden ayrılmam gerekiyor." ifadelerine yer verdi.
Gabbard, eşini bu zorlu dönemde yalnız bırakmak istemediğini belirttiği mektubunda, Trump'a hitaben şunları kaydetti: "Önümüzdeki haftalar boyunca, sizin ve ekibinizin liderlik veya işleyiş açısından herhangi bir aksama yaşamaması adına, görev devrinin sorunsuz ve kapsamlı şekilde gerçekleşmesini sağlamaya kendimi tamamen adamış durumdayım. Ailemiz adına bu son derece kişisel ve zorlu dönemde gösterdiğiniz anlayış için teşekkür ederim."
Trump'tan açıklama
ABD Başkanı Trump, Gabbard'ın istifa mektubunu paylaşmasından dakikalar sonra Truth Social hesabından, "Ne yazık ki, harika bir iş çıkardıktan sonra Tulsi Gabbard, 30 Haziran itibarıyla yönetimden ayrılıyor." ifadesini kullandı. Söz konusu istifa mektubunun ekran görüntüsüne yer veren Trump, eşine kemik kanseri teşhisi konulan Gabbard'ın "haklı olarak bu zorlu mücadelede" eşinin yanında olmak istediğini belirtti.
Trump, "Tulsi, inanılmaz bir iş çıkardı ve onu özleyeceğiz. Kendisinin, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü bünyesindeki son derece saygın Baş Direktör Yardımcısı Aaron Lukas, Ulusal İstihbarat Direktör Vekili olarak görev yapacak." açıklamasını yaptı.
İran ve Venezuela iddiaları
ABD basınında, Gabbard'ın, daha önce istifa eden yardımcısı Joe Kent gibi ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına karşı olduğuna dair haberler çıkmıştı. Basında, Beyaz Saray yetkililerinin, Gabbard'ı Venezuela'ya ilişkin operasyonel görüşmelerin dışında bıraktığını ve Trump'ın, hassas planlama süreçleri konusunda kendisine tam olarak güvenmediğini öne süren iddialara da yer verilmişti.



