ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile 30 yıl sürecek nükleer iş birliği anlaşmasını resmen onayladı. Anlaşma, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer program geliştirmesine ve gelecekte uranyum zenginleştirmesine olanak tanıyabilecek hükümler içeriyor. Ancak anlaşmanın nükleer silah yapımını önleyici güvenlik hükümlerini içermediği iddia ediliyor.
Anlaşmanın detayları ve uranyum zenginleştirme süreci
ABD merkezli The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yer alan habere göre, anlaşma kapsamında ABD, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer program geliştirmesine destek olacak. İki ülke yetkilileri, iki yıl sürecek ortak bir çalışma ile Suudi Arabistan'da uranyum zenginleştirmenin ticari açıdan gerekli olup olmadığını değerlendirecek. Çalışmanın olumlu sonuçlanması halinde, uranyum zenginleştirme tesisine ait hassas teknolojinin transferini engelleyecek 'kara kutu' sistemiyle tesis ABD tarafından kurulacak. ABD'nin zenginleştirmeye onay vermemesi durumunda ise Suudi Arabistan, 10 yıl boyunca kendi başına veya başka bir yabancı ortakla uranyum zenginleştiremeyecek.
ABD yönetiminin gerekçeleri ve denetim tartışmaları
ABD yönetimi, bu düzenleme sayesinde Suudi Arabistan'ın nükleer programı üzerinde etkili denetim sağlayacağını ve programın askeri amaçlarla kullanılmasını önleyeceğini savunuyor. Haberde ayrıca Suudi Arabistan'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) daha sıkı denetimler öngören 'Ek Protokol'ünü kabul etmediği hatırlatılırken, ABD yönetiminin ayrı bir denetim düzenlemesinin yeterli olacağını savunduğu aktarıldı. Trump'ın anlaşmayı geçen hafta onayladığı ve bugün ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman bin Abdülaziz Al Suud tarafından imzalanmasının beklendiği belirtildi.
Güvenlik hükümleri eksikliği ve yayılma riski
İngiltere merkezli Reuters haber ajansının adı açıklanmayan iki kaynağa dayandırdığı haberde, anlaşmanın nükleer programın silah geliştirme amacıyla kullanılmasını engelleyecek güvenlik hükümleri içermediği iddia edildi. Trump yönetiminin anlaşmayı önümüzdeki günlerde ABD Kongresi'ne, ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Al Suud'un imzaladığı '123 Anlaşması' kapsamında sunmayı planladığı aktarıldı.
Uzman uyarıları ve Suudi Arabistan'ın hedefleri
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesinden Sorumlu eski Bakan Yardımcısı Robert Einhorn, anlaşmanın ABD nükleer sektörünü canlandırabileceğini, ABD-Suudi Arabistan ilişkilerini güçlendirebileceğini ve Rusya ile Çin'in Suudi Arabistan'ın nükleer programında stratejik rol üstlenmesini engelleyebileceğini söyledi. Ancak Einhorn uyarıda bulunarak, 'Anlaşma uranyum zenginleştirme dahil yeterli kısıtlamaları içermediği takdirde, Orta Doğu'da ve ötesinde nükleer silahların yayılması riskini artırabilir' dedi. Suudi Arabistan ise nükleer programın ülkenin enerji ihtiyacını karşılamasına ve daha fazla petrolü ihraç ederek gelirlerini artırmasına katkı sağlayacağını savunuyor.



