İran BM Temsilcisi İrevani, Trump'ın 'Medeniyet Yok Olacak' Sözlerini Kınadı
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve asla geri dönmeyecek" açıklamasını "son derece sorumsuz ve aynı zamanda endişe verici bir dil" olarak nitelendirdi. İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'nın (ISNA) aktardığına göre, İrevani bu açıklamaları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yaptığı konuşmada dile getirdi.
BMGK'da Yapılan Konuşmanın Detayları
İrevani, Hürmüz Boğazı ile ilgili Bahreyn tasarısının oylaması vesilesiyle gerçekleştirilen BMGK konuşmasında önemli mesajlar verdi. Çatışmayı sona erdirecek herhangi bir çözümün, saldırganlığa kesin ve geri döndürülemez bir son vermeyi ve tekrarını önleyecek güvenilir ve doğrulanabilir güvencelere dayalı adil ve kalıcı bir barışı tesis etmeyi garanti etmesi gerektiğini vurguladı.
Trump'ın son açıklamasına değinen İrevani, şu ifadeleri kullandı: "Bugün, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bir kez daha son derece sorumsuz ve aynı zamanda endişe verici bir dile başvurdu: 'Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve asla geri dönmeyecek' diyen bir dil kullandı."
"Bir Lidere Yakışmayan Söylemler"
İrevani, bu tür bir söylemin uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli BMGK'nın daimi üyesi bir ülkenin başkanına veya herhangi bir lidere yakışmadığını belirtti. Ayrıca, ABD Başkanı'nın uluslararası toplumun gözü önünde İran'daki köprüler, enerji santralleri ve enerji tesisleri de dahil olmak üzere tüm sivil altyapıyı yok etmekle tehdit ederken, savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar işleme niyetini açıkça ilan ettiğini ifade etti.
İrevani, bu bağlamda tasarının yazarları ve hamilerinin bu siyasi güdümlü metni oylamaya sunmak için acele etmelerini "üzücü ve endişe verici" olarak değerlendirdi.
Bahreyn Tasarısına Yönelik Eleştiriler
İran BM Temsilcisi, Bahreyn tasarısının kabul edilmesi durumunda belirsiz ve temelsiz suçlamalara dayalı güç kullanımını normalleştireceğini, daha geniş bölgesel ve uluslararası tırmanma riskini artıracağını ve tehlikeli bir emsal teşkil edeceğini kaydetti. İrevani, bu nedenlerle taslağı "hukuken savunulamaz, siyasi olarak dengesiz ve stratejik olarak istikrarsızlaştırıcı" bulduklarını açıkladı.
Nükleer Tesislere Yönelik Tehditler ve Saldırılar
ABD'li yetkililerin artık nükleer tesisleri hedef almaktan açıkça bahsettiğini aktaran İrevani, bu tür "pervasız" tehditlerin uluslararası eylemsizliğin doğrudan bir sonucu olduğunu ve Birleşmiş Milletler ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın güvenilirliğini ciddi şekilde zedelediğini vurguladı.
İrevani, 28 Şubat'tan bu yana Natanz, Buşehr, Erak ve Erdekan çevresindeki İran nükleer tesislerine çok sayıda saldırı düzenlendiğini belirterek, özellikle aktif Buşehr nükleer santralinin yakınındaki tekrarlanan saldırıların endişe verici olduğunu ifade etti. Nükleer tesislere, özellikle de Buşehr nükleer santraline yapılacak herhangi bir saldırının, kaçınılmaz olarak telafisi mümkün olmayan insani ve çevresel sonuçlara yol açacağı uyarısında bulundu.



