İspanya ile Türkiye neden yanıp duruyor? Yangınların ortak nedeni
İspanya ve Türkiye neden yanıp duruyor?
Sabah yazarı Aytuğ'un Günaydın köşesinde bugün sorduğu soru, bu yazın en acı gerçeğini özetliyor: İspanya ile Türkiye neden yanıp duruyor? İki Akdeniz ülkesi de yaz aylarında orman yangınlarıyla boğuşuyor. Alevler yalnızca doğayı değil, yerleşimleri, tarım alanlarını ve can güvenliğini de tehdit ediyor. Yazıda, bu tablonun artık bir kader olmadığı, bilimsel ve yönetsel eksikliklerin bu felaketi büyüttüğü vurgulanıyor.

Yangınlar neden bu yaz daha da şiddetli?

Küresel ısınmanın etkisiyle Akdeniz havzası, son yılların en sıcak yaz aylarını geçiriyor. Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre küresel sıcaklık, sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1,1 santigrat derece arttı. Bu artış, sıcak hava dalgalarının sıklığını ve süresini artırdı. İspanya'da kırk dereceyi aşan sıcaklıklar, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr, yangınların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Türkiye'de de benzer koşullar yaşanıyor. Uzmanlar, bu yaz alevlerin özellikle kıyı bölgelerde yoğunlaştığına dikkat çekiyor.

Ortak payda: Akdeniz iklimi ve kırılgan ormanlar

İspanya ve Türkiye'nin pek çok ortak özelliği var. İkisi de sıcak ve kurak yazlarla karakterize Akdeniz iklimine sahip. Doğal bitki örtüsü, kolay tutuşan maki ve kızılçam türlerinden oluşuyor. Ayrıca orman alanları, içinde yaşayan insanlarla iç içe geçmiş durumda. Köylerin ormanlara bitişik kurulması, yerleşimlerin yangına açık hale gelmesine neden oluyor.Yazıda, yangın söndürme çalışmalarının yetersiz kaldığı da belirtiliyor. Ekipler ne kadar hızlı müdahale ederse etsin, kuvvetli rüzgâr ve kuraklık alevleri kontrol edilemez hale getiriyor. Bu tablo, yangınlarla mücadelenin yalnızca uçak ve helikopterle olmayacağını gösteriyor.

İhmal ve kundaklama yangınların büyük bölümünü oluşturuyor

İspanya'da da Türkiye'de de yangınların önemli bir kısmı çıkış nedeni insan kaynaklı. Tarımsal faaliyetler, enerji hatlarından çıkan kıvılcımlar, piknik ateşleri ve yıldırım düşmesi ilk akla gelenler. Ancak bilinçli olarak çıkarılan yangınlar da azımsanmayacak kadar çok. Orman arazilerinin imara açılmasını veya yasaklı yapılaşmanın üstünün kapatılmasını sağlamak için kundaklama yapılabiliyor.Bu nedenle uzmanlar, yangınların söndürülmesinin yanında faillerin tespiti ve caydırıcı cezalar konusunda da adım atılması gerektiğini söylüyor. Yerel halkın bilinçlendirilmesi ve orman köylülerine yönelik ekonomik destekler, yangınların önlenmesinde kritik rol oynuyor.

Yanlış ağaçlandırma ve yapılaşma riski artırıyor

Yangınların ardından yapılan ağaçlandırma çalışmalarında çoğu zaman tek tür ve yüksek yoğunluklu dikimler tercih ediliyor. Bu ağaçlar, yanıcı madde miktarını artırarak yangınların daha büyük alanlara yayılmasına neden oluyor. Oysa doğal ve karışık ekosistemler, yangına daha dayanıklı. Uzmanlar, yangın yönetiminde sadece ağaç dikmenin yeterli olmadığını, orman bakımı ve yangın koruma yollarının da planlanması gerektiğini vurguluyor.Bunun yanı sıra, turizm ve tarım için orman yakınlarına yapılan kontrolsüz yapılaşma, hem insanları hem de doğayı riske sokuyor. Yerleşimler ile orman arasına güvenlik şeritleri konulması, olası bir yangında evlerin korunmasına yardımcı olabilir.

İklim krizi karşısında ortak mücadele şart

İspanya ve Türkiye'nin yaşadığı sorun yalnızca iki ülkenin değil, tüm Akdeniz havzasının ortak meselesi. Yazıda, bu ülkelerin coğrafi benzerlikleri nedeniyle aynı riski paylaştığına değiniliyor. İtalya, Yunanistan, Portekiz ve Fransa da her yaz benzer yangınlarla mücadele ediyor. Bu durum, iklim değişikliğiyle mücadele ve afet yönetiminde uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.Ayrıca erken uyarı sistemleri, yangın gözetleme kuleleri, yapay zekâ destekli tespit teknolojileri ve halkın bilinçlendirilmesi, yangınlardan korunmanın en etkili yolları arasında gösteriliyor. Uçakların yangın başladıktan sonra devreye girmesi geç kalındığı anlamına geliyor. Bu nedenle hazırlıklı olmak ve riskleri önceden belirlemek can kurtaracak.

Gelecek için somut adımlar

Yangınlarla mücadelede atılacak adımların başında iklim değişikliğiyle mücadele geliyor. Karbon emisyonlarının azaltılması, uzun vadede Akdeniz'deki yangın riskini düşürebilir. Kısa vadede ise orman yangını yönetim planlarının güncellenmesi, bütçelerin artırılması ve yangın mevsimi öncesi ekiplerin hazır bulundurulması gerekiyor.İspanya ve Türkiye'nin yanıp durması artık bir kader değil. Bilimin, planlamanın ve uluslararası dayanışmanın devreye girmesiyle bu alevler kontrol altına alınabilir. Aksi halde her yaz aynı acı tabloyu izlemeye devam edeceğiz.