Hannover Sanayi Fuarı'nda Tarihi Adım: Savunma Sektörü İlk Kez Yer Aldı
İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından 1947 yılında kurulan ve bu yıl 79'uncusu düzenlenen Hannover Sanayi Fuarı, tarihinde bir ilke imza attı. Geleneksel olarak sanayi, otomasyon, enerji ve üretim teknolojilerine odaklanan fuar, ilk kez savunma sanayii alanını da bünyesine kattı. Bu stratejik ekleme, yalnızca yeni bir sektörel tercih değil, aynı zamanda değişen küresel güvenlik dengelerinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Değişen Küresel Dengeler ve Avrupa'nın Yeni Politikası
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki artan gerilimlerle birlikte, son yıllarda dünya genelinde güvenlik kaygıları belirgin biçimde arttı. Bu durum, ülkeleri savunma sanayiine daha fazla yatırım yapmaya yöneltti. Söz konusu alanda ABD ve Asya'nın gerisinde kalan Avrupa Birliği'nin Hannover'de bu alana özel yer açması, yeni konjonktürün doğrudan bir sonucu olarak yorumlanıyor.
Avrupa Birliği, 2030 yılına kadar toplam 800 milyar avroya ulaşabilecek iddialı bir savunma harcaması planlıyor. Savunma sanayiinin fuarda ilk kez yer alması, Avrupa'nın sanayi politikasında yeni bir döneme girildiğinin açık bir göstergesi. Bu yılki pilot uygulamaya ABD, Çin, Kanada, Türkiye, Güney Kore ve Portekiz gibi 29 ülkeden 391 firma katılım sağladı. Gelecek yıl bu sayının daha da artması bekleniyor.
Türkiye'nin Fuardaki Varlığı ve Büyüyen İlgi
Hannover'de dün başlayan ve Türkiye milli katılımının İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından organize edildiği fuara Türkiye, 57'si milli katılım kapsamında olmak üzere toplam 83 firma ve kuruluşla katılıyor. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, fuar alanında gazetecilere yaptığı açıklamada, bu yıl ilk kez oluşturulan "Savunma Üretim Alanı"na dikkati çekti.
Alanda Türkiye'den bir firmanın (Kuzuflex) da yer aldığını belirten Avdagiç, "Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği ilerleme, uluslararası platformlarda ilgi görmeye başladı" ifadelerini kullandı. Avdagiç, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği ülkelerinin artan savunma bütçesine de değinerek şunları söyledi:
"Avrupa Savunma Ajansı verilerine göre, AB ülkelerinin savunma harcamaları 2025'te 381 milyar avroya yükseldi. Birlik, 2030 yılına kadar 800 milyar avroya varan bir savunma harcaması öngörüyor. Türkiye, savunma teknolojisi üretiminde de Avrupa'nın en önemli ortaklarından biri olacaktır."
Türkiye İçin Açılan Tarihi Fırsat Penceresi
Avrupalı satın almacıların son yıllarda "yakın coğrafyadan tedarik" (near-shoring) stratejisine yöneldiğine vurgu yapan İTO Başkanı Avdagiç, bu eğilimin Türkiye için tarihi bir fırsat penceresi açtığını belirtti. Avdagiç, "Türkiye, coğrafi yakınlığı, üretim esnekliği, nitelikli iş gücü ve lojistik altyapısıyla bu denklemin tam merkezine oturuyor. Hannover'de stant açan Türk firmalarımız bu tezi kanıtlıyor" dedi.
Yapay Zekâ Artık Sanayinin Günlük Gerçeği
Şekib Avdagiç, fuar kapsamında yapay zekânın artık bir gelecek vaadi değil, sanayinin günlük gerçeği haline geldiğini ifade etti. Avdagiç'e göre; kuvveti hassas biçimde ayarlayabilen beş parmaklı, taşıma ve montaj odaklı robotlar geleceğin üretim sistemlerini belirleyecek.
Sanayinin Türkiye ekonomisindeki payının yüzde 20'nin üzerine çıkarılması gerektiğini belirten Avdagiç, bunun yüksek katma değerli ve markalaşmış üretimle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Hannover Sanayi Fuarı'nda yapay zekânın hızla makine ve robotik sistemlere entegre olduğunu söyleyen Avdagiç, tüm KOBİ'lere üretim süreçlerini yapay zekâya uyumlu hale getirme çağrısı yaptı.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin hem savunma sanayiinde hem de dijital dönüşüm sürecinde uluslararası arenada giderek daha önemli bir aktör haline geldiğini gösteriyor.



