ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kesintisi endişeleri, petrol fiyatlarını son yılların en yüksek seviyelerine çıkardı. Brent petrolün varil fiyatı, 28 Şubat'ta başlayan çatışma sürecinden bu yana Trump'ın İran'a ilişkin açıklamaları ve Hürmüz Boğazı'na yönelik gelişmelerin etkisiyle yaklaşık 100 dolar seviyesinde dengelendi.
Yüksek Oynaklık Sürüyor
Bu süreçte, Trump'ın sık sık tekrarladığı anlaşma ve ateşkes mesajları, diplomatik amaç taşımasının yanı sıra enerji piyasalarındaki beklentileri yönlendiren önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Trump marttan bu yana en az 40'a yakın İran'la anlaşma, ateşkes veya diplomatik çözümün yakın olduğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Ancak taraflar arasında kalıcı bir uzlaşı sağlanamaması, petrol piyasalarında yüksek oynaklığın sürmesine neden oldu.
Kazanan ABD'li Üreticiler
"Anlaşma yakın", "Görüşmeler verimli ilerliyor" ve "Ateşkes mümkün" yönündeki açıklamalar zaman zaman petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, diplomatik sürecin somut anlaşmayla sonuçlanmaması ve jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatların savaş öncesi seviyelere gerilemesini engelledi. Böylece piyasada ne tam bir kriz ne de tam bir normalleşme yaşandı. Bu durum, petrol ve doğal gaz üreticilerinin yüksek gelir elde etmeye devam etmesine imkan sağlarken, enerji fiyatlarının ekonomik faaliyet üzerinde yıkıcı baskı oluşturacak seviyelere yükselmesini de sınırladı. Sonuç olarak enerji talebi önemli ölçüde korunurken, ABD'li üreticiler de yüksek fiyat ortamından faydalanmayı sürdürdü.



