Çıraklık Sigortası Davası: Yargıtay Kararı Ne Anlama Geliyor?
Çıraklık Sigortası Davası: Yargıtay Kararı Ne Anlama Geliyor?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çıraklık sigortasının sigorta başlangıcı sayılmasına ilişkin bir iş mahkemesi kararını bozdu. Karar, çıraklık sigortası mağdurlarında hem hayal kırıklığı hem de umut yarattı. Peki bu karar ne anlama geliyor? Çıraklık sigortası sorunu dava yoluyla çözülebilir mi? İşte Ahmet Kıvanç'ın değerlendirmeleri.

Yargıtay Kararının Detayları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çıraklık sigortasının uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim günlerine eklenmesi talebini kabul eden iş mahkemesi kararını "eksik inceleme" gerekçesiyle bozdu. Kararda, sosyal güvenlik hakkının Anayasal güvence altında olduğu, bu nedenle hizmet tespitine ilişkin davaların özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Mahkemenin, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinmeyip gerek gördüğünde araştırma yaparak delil toplayabileceği belirtildi.

Çıraklık Sigortasında Önemli Kriter

Yargıtay kararında, çıraklık sözleşmesinde esas amacın çalışma değil, bir meslek ve sanat öğretilmesi olduğu ifade edildi. Ancak çırak, iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyorsa ve meslek eğitimi arka planda kalıyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceği belirtildi. Bu değerlendirme, fiilen üretimde çalışan çırakların normal çalışan sayılabileceği kapısını aralıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Dava Açmak Ne Kadar Kolay?

Yargıtay, yeni işe başlayan 16 yaşındaki bir çırağın üretime nasıl katıldığı, hangi işleri yaptığı gibi hususların araştırılmasını istiyor. Bunun için işverenden tüm belge ve kayıtların istenmesi, SGK dosyası, ücret bordroları, puantaj kayıtları, tanık ifadeleri ve SGK müfettiş raporlarının getirtilmesi gerekiyor. Ancak 25-30 yıl önceki staj dönemine ait bu bilgileri toplamak çoğu zaman imkansıza yakın. Bu nedenle staj sigortası sorununun mahkeme yoluyla çözülmesi oldukça zor görünüyor.

Uzman Görüşü: Yasal Düzenleme Şart

Ahmet Kıvanç, konunun kesin çözümünün ancak yasal bir düzenlemeyle sağlanabileceğini belirtiyor. Aksi takdirde dava açanlar, mahkeme masraflarıyla karşı karşıya kalabilir. Okurlardan gelen mesajlar da bu yönde.

2011 Yılında İşe Başlayan İşçi Kendi İsteğiyle Ayrılırsa Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

1993 doğumlu bir okurumuz, 2011 yılında işe başladığını ve aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini belirterek istifa durumunda kıdem tazminatı alıp alamayacağını soruyor. İlk defa sigortalı çalışmaya başlama tarihi 2011 olanlar için kademeli geçiş süreci öngörülmüştür. Buna göre, 2011 yılında sigortalı olanlar 4900 prim gününü tamamladıklarında kendi istekleriyle işten ayrılarak kıdem tazminatı alabilirler. Okurumuzun 4900 prim gününü tamamlamış olması halinde SGK'dan yazı alarak işverenden tazminatını alması mümkündür. Ayrıca, kısmi emeklilik için yaş hariç diğer koşullar sağlanmış olup, 63 yaşında emekli aylığı bağlanabilir.

Dul Aylığı ile Kendi Emekli Aylığı Birlikte Alınabilir mi?

Bir okurumuz, babasının vefatından sonra annesinin dul aylığı aldığını ve annesinin kendi emekliliğinin yaklaştığını belirterek, her iki aylığı birden alıp alamayacağını soruyor. Hangi statüde olursa olsun, bir kişi hem eşinden dul aylığı hem de kendi çalışmasından kaynaklı aylığı alabilir. Kendi aylığını tam olarak alırken, dul aylığı ise dosyada başka hak sahibi yoksa yüzde 75 oranında bağlanır. Ancak kendi çalışmasından dolayı aylık bağlananlar, dul aylığının yüzde 50'sini alır. Yani anneniz emekli olduğunda kendi aylığının tamamını, babanızın aylığının ise yüzde 50'sini alacaktır.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması