Petrol piyasasında haftanın son işlem gününde satış baskısı öne çıktı. Kritik deniz geçiş noktalarından petrol akışının artması, jeopolitik risklerin etkisini kısmen azaltırken fiyatlarda geri çekilmeye neden oldu. ABD ile İran arasındaki görüşmelerde somut bir ilerleme sağlanamamasına karşın arz tarafındaki bu gelişmeler, piyasanın yönünü belirledi.
Uluslararası piyasalarda Brent petrol vadeli kontratları yüzde 1,2 değer kaybederek varil başına 88 dolar seviyesine geriledi. ABD ham petrolü (WTI) ise 1,50 dolar düşüşle yüzde 1,8 kayıp yaşayarak 82,09 dolar seviyesinden işlem gördü. Her iki gösterge de haftanın son işlem gününü düşüşle tamamlamaya yöneldi.
- Brent petrol: Yüzde 1,2 düşüşle varil başına 88 dolar
- ABD ham petrolü (WTI): Yüzde 1,8 düşüşle varil başına 82,09 dolar
- Temmuz ayı performansı: Yaklaşık yüzde 20 yükseliş
Arz artışı jeopolitik endişeleri dengeledi
ING analisti Daniel Hynes, Orta Doğu'daki gerilimin sürmesine rağmen Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının arttığına yönelik işaretlerin piyasadaki arz endişelerini hafiflettiğini belirtti. Hynes'e göre bu gelişme, jeopolitik risklerin petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskısını sınırlayan önemli faktörlerden biri oldu.
Sevkiyat verilerindeki iyileşme, arz kesintisi yaşanacağına dair beklentileri azalttı. Hynes, Orta Doğu'daki gerilimin devam etmesine karşın bu tablonun fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırladığını ifade etti.
Temmuz ayında petrol yüzde 20 yükseldi
Günlük bazdaki düşüşe karşın hem Brent hem de WTI, temmuz ayını yaklaşık yüzde 20'lik güçlü bir yükselişle tamamlamaya hazırlanıyor. Bu güçlü aylık artış, petrol piyasasında jeopolitik risklerin ve arz endişelerinin ne kadar etkili olduğunu gözler önüne seriyor.
Hürmüz Boğazı küresel enerji arzının beşte birini taşıyor
Dünya genelindeki ham petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasındaki gerilim nedeniyle enerji piyasalarının en yakından takip ettiği bölgeler arasında yer almayı sürdürüyor. Bölgedeki her türlü gelişme, küresel enerji arzı ve fiyatlamalar üzerinde doğrudan belirleyici oluyor.
Suudi Arabistan'dan deniz güvenliği hamlesi
Suudi Arabistan, Bab el-Mendeb Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde deniz güvenliğini artırmak amacıyla çok uluslu bir koalisyon oluşturmayı hedefliyor. Suudi Savunma Bakanlığı, aralarında Türkiye, Mısır, Pakistan, Sudan ve Cibuti'nin de bulunduğu 14 ülkenin bu girişime destek verdiğini açıkladı.
Kızıldeniz'deki riskler navlun ve sigorta maliyetlerini artırıyor
İran destekli Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası ilan etmesi, Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak kullanılan Kızıldeniz güzergâhındaki güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı. Bu durum, bölgede seyreden tankerler için ek riskler oluşturuyor.
Phillip Nova analisti Priyanka Sachdeva, tanker geçişlerinin devam ettiğini ancak artan güvenlik tehditleri nedeniyle navlun ve sigorta maliyetlerinin yükseldiğini belirtti. Sachdeva, bu gelişmelerin petrol fiyatlarına ilave bir jeopolitik risk primi eklemeyi sürdürdüğünü ifade etti.
Petrol piyasasında, Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatın artması ile Kızıldeniz'deki güvenlik risklerinin yarattığı maliyet artışları arasındaki denge ön planda. Analistlerin değerlendirmeleri, arz ve güvenlik risklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini koruduğunu ortaya koyuyor.



