Ticaret Bakanı Ömer Bolat, komşu ülke Suriye’de istikrarın güçlenmesi ve yeniden imar sürecinin ilerlemesinin bölgenin ekonomik kalkınması açısından yeni bir dönemin kapılarını araladığını söyledi.
Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep’te düzenlendi
Bakan Bolat, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar ile birlikte, Anadolu Ajansı öncülüğünde Gaziantep’te düzenlenen Kent Ekonomileri Zirvesi’nin açılışına katıldı. Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen zirvede konuşan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koydukları bölgesel kalkınma ve güçlü Türkiye vizyonu doğrultusunda hareket ettiklerini vurguladı.
Ekonomik ilişkilerde yeni fırsatlar
Bolat, “Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğini, ticaret, yatırım, lojistik, üretim ve gümrük alanlarında ortaya çıkan yeni fırsatlar ekseninde kapsamlı şekilde değerlendirdik. Komşumuz Suriye’de istikrarın güçlenmesi ve yeniden imar sürecinin ilerlemesi, bölgemizin ekonomik kalkınması açısından yeni bir dönemin kapılarını aralamaktadır” dedi. Karşılıklı fayda, ortak kalkınma ve bölgesel refah anlayışıyla çalıştıklarını belirten Bakan, ticaretin dönüştürücü gücünü kalıcı iş birliklerine dönüştürmek için kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti.
İhracatta güçlü artış
Bakan Bolat, Türkiye’nin Suriye ile ticari ilişkileri hakkında bilgi vererek, “2025 yılında yüzde 50,7 artışla 3,3 milyar dolara ulaşan Suriye’ye ihracatımız ve 2026 yılında da devam eden güçlü ivme, iş dünyamızın bu sürece duyduğu güvenin en somut göstergesidir. Attığımız adımlarla sınır ticaretini güçlendirirken, Suriye’yi Orta Doğu’nun kalbine uzanan güvenli ve sürdürülebilir bir ticaret koridorunun önemli bir parçası hâline getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Sınır illerinin rolü
Gaziantep başta olmak üzere Hatay, Kilis, Şanlıurfa ve Mardin gibi sınır illerinin üretim gücü, girişimcilik kapasitesi ve lojistik üstünlükleriyle bölgenin ekonomik geleceğinde kritik rol oynadığını kaydeden Bolat, “Bu şehirlerimiz, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde ihtiyaç duyulan üretim, teknoloji ve tecrübenin bölgeye taşınmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Hedefimiz; ticareti kolaylaştıran, yatırımları teşvik eden, lojistik koridorları güçlendiren ve bölgemize istikrar kazandıran adımlarla Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerini çok daha ileri seviyelere taşımak, orta vadede 10 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmaktır” dedi.
Vali Çeber’den kardeşlik vurgusu
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, konuşmasında iki ülke arasındaki sıkı bağlara dikkat çekerek, “Suriyeli demek biz demek, biz demek Suriyeli demek. O kardeşlik bu. Bizim belki de diğer ülkelerden temel farkımız bu. Biz geleceğimizi o duygular üzerine bina etmek durumundayız. O realizmin, kardeşliğin, dostluğun, ortak tarih, kültür ve mirasın üzerine bina etmek durumundayız. Meydan-ı Ekbez Demiryolu tekrar açıldığında biz sadece mal taşımayacağız, kültür, tarih, dostluk ve kardeşlik taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
Çeber, Gaziantep merkezli bölgenin Türkiye’nin geleceğine yön vereceğini vurgulayarak, “Çünkü devletimizin projeksiyonunu biliyorum. Kapasitemizi biliyorum. Elimizdeki potansiyeli biliyorum. Özgürleşen Suriye de bizimle beraber gelişecek. Türkiye’nin yeni Marmara Bölgesi’nin bu bölge olmasının en büyük sebeplerinden birisi de bu olacak. Ne zaman Halep’in yıldızı parlamış, o zaman Gaziantep’in de yıldızı parlamış. Omuz omuza olmamız, bir arada olmamız lazım” dedi.
Başkan Şahin’den ortak vizyon
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de konuşmasında Halep-Gaziantep, Suriye-Türkiye arasında büyük fırsatlar olduğunu belirterek, “Bu fırsatları değerlendirmemiz ve çözüm üretmemiz lazım. Abdulhamit Han’ın Hicaz demir yolunu yeniden hayata geçirmemiz, Atatürk’ün 10. Yıl Marşı’ndaki ‘demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan’ dediği lojistik sistemi hayata geçirmemiz lazım” diye konuştu.
Şahin, “Aylan bebekler Ege Denizi’nde ölürken, öldürülürken ‘Dünya 5’ten büyüktür, daha adaletli bir dünya mümkündür’ diyen Recep Tayyip Erdoğan ile biz öldürmedik, biz yaşattık. 24 yıl önce partimizi kurarken de ‘hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedik. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dedik. Veren el alan elden üstündür, komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışının, bu medeniyetin çocuklarıyız biz” ifadelerini kullandı.



