Şehir Hayatını Reddetti: Eksi 30 Derecede Türk Kültürünü Yaşatıyor
Eksi 30 Derecede Türk Kültürünü Yaşatıyor

Şehir Hayatını Elinin Tersiyle İtti: Eksi 30 Derecede Tek Başına Mücadele

Sivas'ın kırsal bölgesinde, 54 yaşındaki Murat Beysun, modern yaşamın tüm konforlarını geride bırakarak sıra dışı bir hayat sürüyor. Diş teknisyenliğinden emekli olduktan sonra, Kovid-19 salgını döneminde şehir hayatını tamamen terk eden Beysun, Sivas merkeze 20 kilometre mesafedeki bir bölgeye yerleşti. Çocukluk yıllarında ailesiyle çadırda geçirdiği günlerin özlemiyle, doğayla iç içe yaşama tutkusunu sonuna kadar sürdürüyor.

Doğal Yaşamın Tüm Zorluklarını Göğüslüyor

Murat Beysun, tüm ihtiyaçlarını doğal yöntemlerle karşılıyor. Elektrik kullanmıyor, suyu dereden taşıyor, ekmek ve yemeklerini odun ateşinde hazırlıyor. "Böyle bir yaşam içimize işledi. İnsan gözünün gördüğünü arıyor. Biz de bu yaşantıya sevdalandık." diyen Beysun, eski alışkanlıklarını bırakamadığını ifade ediyor. 50-60 hanenin bulunduğu sakin bir bölgede yaşayan Beysun, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğunu vurguluyor.

Çekoslovak Kurt Köpekleri ve Yırtıcı Kuşlarla Yaşam

Beysun'un hayatında Çekoslovak kurt köpekleri ve yırtıcı kuşlar önemli bir yer tutuyor. Kurt beslemesi nedeniyle bugüne kadar herhangi bir tepkiyle karşılaşmadığını belirten Beysun, bu ırkın genetik olarak yüzde 70 kurt, yüzde 30 Alman çoban köpeği özellikleri taşıdığını açıklıyor. Köpeklerin çok az havladığını, genellikle uluduğunu ve sürü psikolojisiyle hareket ettiğini anlatıyor. "Bağlanamazlar, kafese kapatılamazlar, özgürlükleri kısıtlanamaz. Bu ırka gönül veren kişi adeta yaramaz bir çocuk bakar gibi sürekli yanında olmalı." diye ekliyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Doğada yaşayan canlıları sahiplenmenin ağır cezaları bulunduğunu dile getiren Beysun, hayvanlar için yasal izinleri Doğa Koruma ve Milli Parklar ile İl Tarım ve Orman müdürlükleri üzerinden aldığını belirtiyor. Çocuklarının ısrarı üzerine yaklaşık 1,5 yıl önce YouTube'da bir kanal oluşturan Beysun, bu sayede 200 bin takipçiye ve 155 milyonu aşkın görüntülemeye ulaşmış durumda.

Türkiye'nin İlk Yasal Şahin Üretimini Gerçekleştirdi

Murat Beysun, yalnızca kurt köpekleri değil, yırtıcı kuşlar da besliyor. 3 şahin ve 1 kartalı bulunan Beysun, şahinlerinden bir çifti eşleştirerek Türkiye'de ilk yasal şahin üretimini gerçekleştirdi. "Toyga da onlardan biri. Ayak yüzük numarası 58 ile başlıyor. Bu benim için gurur verici bir olay." diye konuşuyor. Yırtıcı kuşlarla tanışmasının ilginç bir hikayeye dayandığını söyleyen Beysun, Almanya'dan gelen bir arkadaşının kendisine "Tilla" adlı kuşu hediye ettiğini anlatıyor.

"Toyga, Türkiye'nin ilk yasal üretilmiş şahini. Onu elimde büyüttüm, 5 ay boyunca ev ortamında televizyon izledi, her ortama girdi çıktı. Çok sosyal bir hayvan. İleride Türk sinemasında da yer almasını istiyorum." ifadelerini kullanıyor.

Eksi 30 Derecede Hayata Meydan Okuyor

Beysun, doğada yaşama gönül verdiğinden beri hayvan sayısının arttığını, farklı ülkelerden gelen kurt köpekleri ve yavrularıyla sürüdeki hayvan sayısının 8'e ulaştığını kaydediyor. Bulunduğu bölgede kışın hava sıcaklığının sıfırın altında 30 dereceye kadar düştüğüne dikkati çeken Beysun, her gün kar temizleyip yolları açtığını, sürekli dışarıdaki sesleri dinleyerek yarı uykulu halde yaşadığını dile getiriyor. Şehir merkezinde yaşayan ailesinin hafta sonları ve tatillerde yanına geldiğini belirten Beysun, onların desteği olmadan bu yaşamı sürdüremeyeceğini söylüyor.

Hayvanların beslenmesinin de zahmetli olduğunu anlatan Beysun, yırtıcı kuşları bıldırcın ve hindi etiyle beslediğini, bu ürünleri de farklı şehirlerdeki güvenilir üreticilerden temin ettiğini kaydediyor. Kurt köpekleri için ise pirinç, mercimek ve sebzelerle hazırlanan özel karışımlara kemik ve mevsimine göre et veya kuru mama eklediğini dile getiriyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Türk Kültürüne ve Sembollerine Bağlılık

Kurdun Türk kültüründe önemli yeri olması nedeniyle bu hayvanı sahiplendiğine işaret eden Beysun, bozkır yaşamında yırtıcı kuşların en iyi avlanma yöntemi ve güç sembolü olarak görüldüğüne dikkati çekiyor. Yaptıklarını unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri yaşatma çabası olarak değerlendiren Beysun, ataların bilinmezliğe doğru yaptıkları yolculukların bugün de insanlara umut verdiğini vurguluyor.

Türk kültürüne ve sembollerine sevgisini dile getiren Beysun, 2007 yılında geleneksel Türk okçuluğuyla ilgilenmeye başladığını söylüyor. Evinin içerisinde ve etrafında bulunan motif ve sembollerin eski Türk inançlarından geldiğini ancak çoğu kişinin bunun farkında olmadığını belirterek, hayvanlarının isimlerini de özel olarak seçtiğini açıklıyor:

  • Boz: Bozkurdu simgeliyor.
  • Şayen: Savaşçı bir kabileyi temsil ediyor.
  • Dikkulak: Yavrular arasında belirgin kulak yapısı nedeniyle bu adı kazandı.
  • Börte: Zeki anlamına geliyor.
  • Abray: Denizlerin hakimi.
  • Kunt: İri yapılı.
  • Yula: Rüya ruhu anlamına geliyor.
  • Aşina: Göktürk hanedanına atıfta bulunuyor.

Beysun, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur." vecizesini şiar edindiğine değinerek, "O damarlarınızdaki asil kan birçok engeli, zorluğu atlatmamızı sağlar." diyor. Murat Beysun'un hikayesi, modern dünyada geleneksel değerlere sıkı sıkıya bağlı kalmanın mümkün olduğunu gösteriyor.