Davraz Kayak Merkezi ve Isparta'nın Gizli Hazineleri: Kış Tatili İçin Alternatif Rota
Davraz Kayak Merkezi ve Isparta'nın Gizli Hazineleri

Davraz Kayak Merkezi: Kış Tatilinde Yeni Adres

Kış tatili denilince akla gelen geleneksel merkezlerin yanı sıra, artık Isparta'daki Davraz Kayak Merkezi de bu listede hak ettiği yeri alıyor. Peki neden Davraz? Gelin, hem bu sorunun cevabını birlikte arayalım hem de size özel bir rota çizelim.

Kış Tatili İçin İki Temel Seçenek

Kış tatilinde genellikle iki ana seçenek öne çıkıyor: Ya sıcak iklimlere gidip soğuk havadan kaçarak güneşin tadını çıkarmak, ya da kışın büyüsüne kapılıp karlı dağların keyfini sürmek. Bizim tercihimiz, kışın gerçek ruhunu yaşamak adına ikinci seçenekten yana. İşte size önerdiğimiz, unutulmaz anılar biriktireceğiniz bir rota.

Yol Üzerinde Huzur Durağı: Karacaören Baraj Gölü

Isparta'ya haftada bir uçak seferi olduğu için rotamızı biraz farklı planlıyoruz ve Antalya'ya iniş yapıyoruz. Eğer zamanınız varsa, birkaç gününüzü Antalya'da geçirerek kış mevsiminde bu güzel şehri keşfedebilirsiniz. Biz ise doğrudan Davraz'a doğru yola koyuluyoruz. Antalya'dan yaklaşık bir saatlik bir yolculukla ulaşılan Davraz yolunda, Karacaören Baraj Gölü kıyısındaki tesislerde mola veriyoruz. Abartmıyorum, bu tesisin sunduğu manzara beni İtalya'daki ünlü Como Gölü'ne götürdü. Dağların arasında saklanmış bu göl, size tarifsiz bir huzur hissi yaşatıyor. Yol yorgunluğunu atmak ve biraz nefes almak için gerçekten ideal bir durak.

Kayak Eğitimi: Güvenli ve Keyifli Bir Deneyim

Molamızın ardından, çok geçmeden hem otelimize hem de kayak merkezine ulaşıyoruz. Yemeğimizi yedikten sonra, kayak eğitimimize başlıyoruz. Yaklaşık bir saat süren bu temel eğitim, özellikle yeni başlayanlar için büyük önem taşıyor. Eğitim sonrasında zirveye çıkıp, muhteşem manzaranın tadını çıkarıyor ve ilk günümüzü bu şekilde noktalıyoruz.

Altından Geçilebilen Tek Minare: Hızırbey Camii

Ertesi gün, gezimize Eğirdir'deki tarihi noktaları ziyaret ederek devam ediyoruz. İlk durağımız, Hızırbey Camii. Konya Beyşehir'deki Eşrefoğlu Camii'ne benzeyen bu yapının inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, benzer işçilik göz önüne alındığında 13. veya 14. yüzyıla tarihlendirilebiliyor. Cami, aynı zamanda Ulu Camii olarak da anılıyor. Yapının en dikkat çekici özelliği ise minaresinin cami binasına bağlı olmaması. Dündar Bey Medresesi ile caminin ortak duvarını oluşturan kale surunun kapısı üzerinde yükselen bu minare, altından geçilebilen tek minare unvanını taşıyor. Dönemin önemli eğitim merkezlerinden biri olan Dündar Bey Medresesi'nde ise, sütun başlıklarının Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nden getirilmiş olması en ilginç detaylardan biri.

Sakin Şehir Eğirdir'de Huzurlu Bir Gezi

Eğirdir, Türkiye'nin Cittaslow (Sakin Şehir) ağına dahil olan şehirlerinden biri. İstanbul gibi büyük bir metropolden gelen biri, bu sakinliği anında hissedebiliyor. Bu huzurun doruk noktası ise Eğirdir Gölü'nde yaşanıyor. Ancak, göl son dönemde kuraklıkla mücadele ediyor. Yanlış sulama gibi nedenlerle su seviyesi düşen göl için belediye ve ilgili bakanlıklar alarm durumunda. Göldeki su seviyesini eski haline getirmek için tüm önlemler alınmış durumda. Eğirdir'de son olarak, Hristiyanların önemli uğrak noktalarından biri olan Aya Stefanos Kilisesi'ni de görmenizi öneririz.

Tarihin İlk Üç Hilali: Pisidia Antik Kenti

Rotamızın bir sonraki durağı, şehrin tarihinde önemli bir yere sahip olan ve yedi tepe üzerine kurulu Pisidia Antik Kenti. Burada, Anadolu'nun erken dönem su kemerlerini görmek mümkün. Ayrıca, Hristiyanlığın Anadolu'ya yayıldığı önemli merkezlerden biri olan bu kentte, St. Paul'un vaaz verdiği kilisenin bir bölümü hala ayakta. Bu nedenle Pisidia Antik Kenti, önemli bir hac yolu üzerinde yer alıyor. Tepede inşa edilmiş büyük tapınağın günümüzde sadece temelleri görünse de, taş duvarlar kompleksin ihtişamını gözler önüne seriyor. Kilisenin dış duvarlarında ise tarihin ilk üç hilali bulunuyor. Bu hilaller ve diğer çizimler, ziyaretçilerin dualarını ve isteklerini yansıtıyor.

Ecdadın İsraf Etmediği Taşlar: Yalvaç Müzesi ve Devlethan Camii

Yalvaç ilçesindeki bir diğer durağımız, antik kentten çıkarılan eserlerin sergilendiği Yalvaç Müzesi. Burada hem arkeolojik buluntuları hem de yöreye özgü kıyafetleri ve silahları görebilirsiniz. Taşı bile israf etmeyen ecdad, Devlethan Camii'nde Pisidia Antik Kenti'nden getirilen malzemeleri kullanmış. Selçuklu dönemine ait bu eseri mutlaka ziyaret etmelisiniz. Şehrin en yeni cazibe merkezlerinden biri de koku müzesi. Aya Banya Kilisesi'nde hizmet veren bu müzede, çeşitli kokuları deneyimleyebilir ve koku elde etmek için kullanılan tarihi aletleri yakından inceleyebilirsiniz. Ayrıca, şehirde el işi dericilik ve keçecilik önemli geçim kaynakları arasında. Birçok atölyede bu geleneksel zanaatların yapımını izleyip, deneyimleme şansı bulabilirsiniz.