Bağımlılık Terapisti Dr. Esra Çavuşoğlu: 'Bağımlı Beyin Başka Çalışır, Ahlaki Olmayanı Normal Kabul Eder'
Bağımlılık Terapisti: Bağımlı Beyin Başka Çalışır

Bağımlılık terapisti ve klinik psikolog Dr. Esra Çavuşoğlu, Günaydın'a yaptığı özel açıklamalarla bağımlılık sürecinin beyin işleyişini nasıl değiştirdiğini ve toplumdaki yaygın yanılgıları gözler önüne serdi. Çavuşoğlu, bağımlı bireylerin ahlaki olmayan şeyleri normal kabul etmeye başladığını vurgulayarak, bu durumun altında yatan nörolojik sebepleri anlattı.

Bağımlı Beyin Farklı İşler: Doğruyu Eğriden Ayırt Etmek Zorlaşıyor

Dr. Esra Çavuşoğlu, bağımlılığın beyin gelişimi ve işleyişi üzerindeki kritik etkisine dikkat çekti. Erken yaşlarda uyuşturucu kullanımının ön beyin gelişimini engellediğini, ileri yaşlarda başlanması durumunda ise mevcut gelişimin gerilemeye başladığını belirtti. Çavuşoğlu, "Dolayısıyla zaten eğriyle doğruyu ayırt edememeye başlıyorsunuz" diyerek, bağımlılığın yargı mekanizmalarını nasıl zayıflattığını açıkladı.

Kendi bağımlılık ve tedavi sürecinden de örnekler veren Çavuşoğlu, alkol kullanmamasının ve ailesinin durumu bir utanç meselesi değil, tıbbi bir durum olarak görmesinin iyileşme sürecindeki avantajları olduğunu ifade etti. Türkiye'deki birkaç tedavi deneyiminin ardından gittiği ABD'deki rehabilitasyon merkezlerinin daha çok bir okul gibi olduğunu gözlemlediğini ve oradan çok mutlu bir insan olarak ayrıldığını aktardı.

Başarı ve Zenginlik Bağımlılığı Bitirmiyor, Aksine Zorlaştırıyor

Son dönemde Türkiye gündeminde yer alan ve ünlü isimleri de kapsayan uyuşturucu operasyonlarına da değinen Çavuşoğlu, bağımlılık konusunda sosyo-ekonomik statünün belirleyici olmadığını savundu. Bağımlılığın tamamen maddeye ulaşımla bağlantılı olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, toplumdaki "Bunların hiç derdi yok mu?" şeklindeki bakış açısının yanıltıcı olduğunu vurguladı.

Para, ün ve başarı sahibi kişilerde bağımlılığın arkasında performans baskısı, başarısızlık korkusu veya duygusal boşluklar gibi birçok neden olabileceğini belirtti. Özellikle zengin ailelerin ikinci veya üçüncü kuşaklarında, ebeveynlerin başarısını yakalayamama endişesinin bağımlılığa sürükleyebildiğini ifade etti. Çocuklukta duyulan "Sen daha iyi olacaksın" gibi sözlerin ileride yarattığı baskının da etkili olabildiğini sözlerine ekledi.

Yoksulluk Hızlandırır, Zenginlik Uzatır

Dr. Çavuşoğlu, yoksulluğun bağımlılığı hızlandırdığı ancak zenginliğin bağımlılık sürecini uzattığı yönündeki tespiti de açıkladı. Yoksul bir bireyin maddi imkanlarının çabuk tükendiğini, ancak zengin bir bağımlının aile desteği veya şirket varlıkları sayesinde maddeye ulaşmaya devam edebildiğini anlattı.

Ayrıca, ailelerin bağımlılıktan duyduğu utanç nedeniyle durumu saklamasının ve çevrenin "Senin bir problemin yok" gibi yanlış telkinlerinin tedaviye başvurmayı geciktirdiğinin altını çizdi. Dışarıdan "mükemmel" görünen bir hayatın içinde bağımlılık gibi ciddi sorunların gizlenebileceğini, kendi gençlik fotoğrafının da bağımlılığının en şiddetli dönemine denk gelmesine rağmen durumun dışarıdan anlaşılmadığını örnek gösterdi.

Bağımlılığın tek bir sebebi olmadığını, psikolojik sorunlar, travmalar veya ailevi problemler gibi birçok faktörün bir araya geldiğini belirten Çavuşoğlu, kişinin beyin kimyasındaki eksikliklerin (örneğin serotonin veya dopamin düzensizlikleri) madde kullanımını tetikleyebileceğini söyledi. Her maddenin beyinde benzersiz bir parmak izi bıraktığını ve beynin o rahatlığı aramaya devam ettiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.