Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Aile Yılı” ve “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir adım olduğunu belirterek “Mesele sadece aile değil, Türkiye’nin geleceğidir” diye konuştu. İlki bu yıl kutlanacak Millî Aile Haftası’nın Kurban Bayramı ile örtüşmesine dikkat çeken Göktaş, Yeni Şafak’ın sorularına yanıt verdi.
Varoluşsal Boyuta Ulaştı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı “Aile Yılı”, 2026–2035 dönemi ise “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edildi. Bu kararın aciliyetini neye dayandırıyorsunuz sorusuna Bakan Göktaş, Türkiye’nin toplam doğurganlık hızının 2025 itibarıyla 1,42 seviyesine gerilediğini belirtti. Bu oranın nüfusun kendini yenileme seviyesinin oldukça altında ve Cumhuriyet tarihinin en düşük verisi olduğunu vurguladı. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi meselenin artık sadece demografik bir veri değil, Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir konu haline geldiğini söyledi. Ancak bu tabloya karamsar bir yerden bakmadıklarını, devlet olarak sorunu gördüklerini, nedenlerini analiz ettiklerini ve çözüm için güçlü bir irade ortaya koyduklarını ifade etti. Bu nedenle “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun oluşturulduğunu, çünkü meselenin sadece aile değil; üretim gücü, sosyal dayanıklılık ve gelecek olduğunu belirtti.
Beş Temel Eksenimiz Şöyle
Vizyon Belgesi’nin temel stratejik öncelikleri sorulduğunda Bakan Göktaş, belgeyi beş temel eksen üzerine inşa ettiklerini açıkladı. İlk olarak aile kurumunun güçlendirilmesi ve nesillerin korunması hedefleniyor. İkinci olarak gençlerin sağlıklı ve güçlü aileler kurabilmesi için evliliği teşvik eden politikalar geliştiriliyor. Üçüncü başlık doğurganlık hızının artırılması. Dördüncü eksende gençlerin nitelikli yetişmesi ve yaşlıların refahının korunması yer alıyor. Son olarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve nüfusun ülke genelinde dengeli dağılımı hedefleniyor. Tüm bu başlıkların aslında Türkiye’nin geleceğe daha güçlü hazırlanması için oluşturulan bütüncül bir yaklaşımın parçası olduğunu vurguladı.
Ailelere Dijital Kalkan
Belgede “dijital aile kalkanı” gibi yeni bir kavram göze çarpıyor. Bu ne anlama geliyor sorusuna Bakan Göktaş, günümüzde çocukların ve gençlerin hayatının önemli bir bölümünün dijital ortamda geçtiğini belirtti. Bu nedenle aileyi koruma politikalarını sadece fiziksel hayatla sınırlı düşünemediklerini ifade etti. Dijital Aile Kalkanı ile çocukları zararlı içeriklerden korumayı, ailelerin dijital okuryazarlığını artırmayı ve güvenli internet kullanımına yönelik toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Seferberlik Ruhuyla
Vizyon Belgesi’nin uygulamasından kim sorumlu olacak sorusuna Bakan Göktaş, aile ve nüfus politikalarının sadece bir bakanlığın değil, devletin bütün kurumlarının ortak meselesi olduğunu belirtti. Bakanlık olarak koordinasyon görevini yürüttüklerini ancak eğitimden sağlığa, çalışma hayatından yerel yönetimlere kadar tüm kurumların bu sürece katkı vermesi gerektiğini vurguladı. Bu meselenin adeta bir seferberlik ruhuyla hareket etmeyi zorunlu kıldığını ve başarının ancak ortak bir devlet yaklaşımıyla mümkün olacağını ifade etti.
Farkındalık Haftası
15 Mayıs Uluslararası Aile Günü ve Millî Aile Haftası arasında nasıl bir ayrım gözetiyorsunuz sorusuna Bakan Göktaş, 15 Mayıs’ın aile konusunun küresel ölçekte gündeme taşındığı önemli bir tarih olduğunu söyledi. Millî Aile Haftası’nın ise Türkiye’nin kendi değerlerini, toplumsal birikimini ve geleceğe bakışını ortaya koyduğu özel bir dönem olarak tasarlandığını belirtti. Bu haftanın sadece bir kutlama değil; aileyi korumanın, çocukların geleceğine sahip çıkmanın ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin önemini yeniden hatırlatan bir farkındalık süreci olacağını ifade etti.
Güçlü Toplum, Güçlü Türkiye
2026 yılında Millî Aile Haftası’nın Kurban Bayramı resmî tatil dönemi ile örtüştüğü özel bir yıl olduğu hatırlatıldı. Bu durumun nasıl bir program akışıyla yönetileceği sorulduğunda Bakan Göktaş, bu birlikteliğin çok anlamlı bir mesaj taşıdığını belirtti. Kurban Bayramı’nın paylaşmanın, dayanışmanın ve aile bağlarını güçlendirmenin en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Üç kuşağın aynı sofrada buluştuğu, büyüklerin tecrübelerini gençlere aktardığı, çocukların neşesiyle evlerin dolduğu bayram günlerinin aynı zamanda aile olmanın kıymetini yeniden hatırlattığı zamanlar olduğunu söyledi. Hafta boyunca düzenlenecek etkinliklerde bu birliktelik ruhunu öne çıkaracaklarını belirten Bakan Göktaş, “Güçlü aile, güçlü toplumun; güçlü toplum da güçlü Türkiye’nin temelidir. Bugün verdiğimiz mesaj çok nettir: Mesele sadece aile değil, Türkiye’nin geleceğidir.” ifadelerini kullandı.



