
Heyecanın ve duygunun dorukta olduğu o anlarda, mikrofonu eline alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sesi meydanı dolduran binlerce kişiye çarpıyordu adeta. Her kelimesi, her vurgusu öyle güçlüydü ki, insanın tüylerini diken diken ediyordu doğrusu.
"Biz bu topraklara kök saldık" diyordu o meşhur karizmatik ses tonuyla. "Ve inanın ki, kıyamet kopana kadar da buradan ayrılmayı asla düşünmüyoruz."
Milletle Kenetlenme Vurgusu
Konuşmasının en can alıcı noktalarından biri de -ki bence herkesi en çok etkileyen kısmı buydu- milletle kurulan o görünmez bağa yaptığı vurguydu. "Bizler bir bütünüz" diye haykırıyordu, "parçalanmaz, bölünmez, yıkılmaz bir ulusun evlatlarıyız."
Şöyle bir düşünün: Kaç lider çıkıp da böylesine net, böylesine keskin ifadelerle milletine sarılabilir? İşte Erdoğan'ın farkı da burada zaten.
Tarihi Bir Duraklama
Konuşma sırasında öyle bir an oldu ki -belki de en dramatik kısmıydı- bir anlığına sustu ve kalabalığın gözlerinin içine baktı. O bir saniyelik sessizlik bile aslında onlarca kelimeye bedeldi. Sonra devam etti: "Bizi kimse ayıramaz. Kimse bölgemizdeki bu huzuru bozamaz."
Gerçekten de -acımasızca eleştirenler ne derse desin- bu sözlerin arkasındaki kararlılık her halinden belliydi. Yüz ifadesi, beden dili, ses tonu... Hepsi aynı mesajı veriyordu: Türkiye güçlü, Türkiye direniyor, Türkiye ayakta.
Geleceğe Dair Güçlü Mesajlar
Peki ya sonra? Konuşmasını geleceğe yönelik o umut dolu mesajlarla tamamlarken, kalabalıktan yükselen alkışlar neredeyse bulutları delecekti. "Yarınlar bizim" diyordu, "çünkü biz haklı olan tarafız."
Ve şu cümleler döküldü dudaklarından: "Biz bu vatan için canımızı veririz. Bu millet için her türlü zorluğa göğüs gereriz. Çünkü biz... Biz Türkiye'yiz."
Son sözleri ise -tıpkı bir film karesi gibi- hafızalara kazındı: "Kıyamete kadar buradayız ve buradan gitmeyi düşünmüyoruz."
O an orada olanlar için unutulmaz bir andı. Belki de yıllar sonra torunlarına anlatacakları bir tarihi konuşmaya tanıklık ettiler. Kim bilir?