AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye'nin küresel krizlerle dolu bir dönemde dikkatli ve stratejik bir yönetim anlayışı benimsediğini vurgulayarak, hem iç hem de dış politikanın bu çerçevede şekillendiğini ifade etti.
Küresel Krizler ve Türkiye'nin Stratejik Yönetimi
Ömer Çelik, dünyanın yoğun krizlerle sarsıldığı bir süreçten geçtiğini belirterek, "Pek çok hassasiyet çok ince bir işçilikle yönetilmelidir" dedi. Bu bağlamda, toplantıda Gazze ve Suriye gibi dış politika konularının yanı sıra aile politikaları ve sosyal medya stratejilerinin de kapsamlı bir şekilde ele alındığını açıkladı.
Terörle Mücadelede Net Tavır
Çelik, terörle mücadeleye ilişkin olarak kesin mesajlar verdi. "Terörsüz Türkiye, terörsüz bölgeden ayrılamaz" sözleriyle, bu iki hedefin birbirini tamamladığını dile getirdi. PKK'nın tüm uzantılarının silah bırakması gerektiğini vurgulayan Çelik, "Hangi adı kullanırsa kullansın hiçbir terör örgütünün meşru kabul edilmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Bu sürecin Suriye, Irak, İran ve Avrupa'daki yapılanmaları da kapsadığını belirtti.
'Tek Suriye, Tek Ordu' İlkesinin Önemi
Suriye'ye yönelik değerlendirmelerinde, "tek Suriye, tek ordu" ilkesinin altını çizen Çelik, bu ilkenin etnik veya mezhepsel ayrışmayı değil, egemenliği esas aldığını söyledi. Bu ilkeye karşı çıkan her yapının, Suriye'nin birliğini değil, terörün vesayetini savunduğunu ifade etti. Tüm etnik ve mezhepsel grupların eşit şekilde temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Suriye Kürtlerinin kimlik ve kültürel haklarını güvence altına alan kararnameyi olumlu bulduklarını belirten Çelik, "Gerçek kazanım, terör örgütlerinden kurtulmuş bir Suriye'dir" dedi. Terörün ortadan kalkmasının en çok Suriyelilerin yararına olacağını sözlerine ekledi.
Ömer Çelik'in açıklamaları, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlik konularındaki kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koyarken, Suriye'nin geleceğine ilişkin net bir vizyon sunuyor. Bu yaklaşım, hem iç hem de dış politika dengelerini gözeten stratejik bir perspektifle şekilleniyor.