İklim değişikliği, hem şiddetli kuraklıkları hem de aşırı yağışları beraberinde getiriyor. Türkiye'de son yıllarda sıkça yaşanan şehir selleri, plansız kentleşmenin ve iklim değişikliğine hazırlıksız olmanın bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Peki bu durumla nasıl başa çıkılabilir? Uzmanlara göre çözüm, sünger kent modelinde yatıyor.
Sünger Kent Nedir?
Sünger kent, yağmur sularının toprağa sızmasını sağlayan, betonlaşmayı azaltan ve suyu verimli kullanan bir kentleşme modelidir. Bu yaklaşım, sel riskini azaltırken aynı zamanda su kaynaklarının korunmasına da katkı sağlar.
Uzman Görüşü: Dursun Yıldız
Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, sünger kentlerin kurulması için atılması gereken adımları şöyle sıralıyor:
- Geçirgen Yüzeyler: Kent yüzeylerinde beton kaplama yerine geçirgen malzemeler kullanılarak yağışın toprağa sızması sağlanmalı.
- Ayrık Sistem: Yağmur suyu toplama ve atık su sistemleri birbirinden ayrılmalı. Yağmur suları ayrı bir hatla toplanmalı.
- Yağmur Suyu Hasadı: Mevcut binalarda yağmur suyu hasadı teşvik edilmeli, bu su temizlik ve sulama gibi amaçlarla kullanılmalı.
- Taşkın Yönetim Planları: Her nehir havzası için taşkın yönetim planları hazırlanmalı ve uygulanmalı.
- Uyarı Sistemleri: Taşkın riski olan bölgelerde erken uyarı sistemleri yaygınlaştırılmalı.
- Yeraltı Suyu Besleme: Fazla yağışlarda suyun yeraltına sızdırılması için projeler geliştirilmeli.
Yıldız, ayrıca plansız ve çarpık kentleşmenin durdurulması gerektiğini vurguluyor. İl Afet Risk Azaltma Planları'nda belirtilen tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından hızla alınması gerektiğini belirtiyor.
Sünger kent modeli, sadece sel felaketlerini önlemekle kalmıyor, aynı zamanda kuraklıkla mücadelede de önemli bir rol oynuyor. Toprağa sızan su, yeraltı su kaynaklarını besleyerek su kıtlığı riskini azaltıyor.



