Terörle mücadelede tarihi bir eşiğe gelinirken, 40 yıllık mücadelenin ekonomik bilançosu da ortaya çıktı. Terörün Türkiye'ye toplam maliyeti 2,3 trilyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu kaynak, millete hizmet olarak dönseydi; 143 Akkuyu Nükleer Santrali, 273 İstanbul Havalimanı, 2 bin Osmangazi Köprüsü, 600 Marmaray, 714 Ankara-İstanbul YHT hattı, 750 Atatürk Barajı veya bin Yusufeli Barajı inşa edilebileceği hesaplanıyor.
Terörsüz Türkiye Stratejisi ve Hukuki Zemin
Geçtiğimiz günlerde TBMM'ye sunulan "Terörsüz Türkiye" yasa teklifiyle yeni dönemin hukuki zemini oluşturuldu. Bu teklif, 40 yılı aşkın süredir kan ve gözyaşına neden olan terör belasından tamamen kurtulmayı hedefliyor. Süreç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde devlet politikası haline gelen bir vizyonun parçası olarak ilerliyor.
Uzman Görüşü: Gökmen Kantar'ın Değerlendirmeleri
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Gökmen Kantar, SABAH'a yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye Stratejisi vizyonunun başarıya ulaşması, jeopolitik düzlemde Sevr mantığının ve modern Şark Projesi'nin tamamen tasfiyesi anlamına gelir" dedi. Kantar, Türkiye'nin son kırk yıldır enerjisini, beşeri sermayesinin ve ekonomik kaynaklarının önemli bir kısmını sınır güvenliğini tehdit eden terör belasına ayırmak zorunda kaldığını belirterek, artık kaynakların millete hizmet için kullanılacağını vurguladı.
İç cephenin sağlamlığına dikkat çeken Kantar, "Bir devletin geleceğe yönelik vizyon projelerini, kalkınma planlarını ve toplumsal refah stratejilerini hayata geçirebilmesinin ilk ve mutlak şartı, iç cephesinin sağlamlığı ve kamu düzeninin kusursuz işlemesidir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, küresel güçlerin terör kartını stratejik bir fren mekanizması olarak kurguladığını, Türkiye'yi bölgesel bir aktör olmaktan alıkoymayı amaçladığını söyledi.
Küresel Güçlere Karşı Güçlenen Türkiye
Kantar, sürecin bir devlet iradesi olduğunu hatırlatarak, "Bu hamle; devletin bekasını, milletin birlik ve beraberliğini en üst düzeyde tahkim etme iradesidir. İç cephesini net bir biçimde birleştiren ve terör kamburundan kurtulan bir Türkiye, küresel güçlerin her türlü vesayet ve baskı arayışını doğrudan çöpe atacak güce ulaşacaktır" dedi.
Terörsüz Türkiye Stratejisi'nin yalnızca bir asayiş operasyonu olmadığını vurgulayan Kantar, "Türkiye, önümüzdeki asrı 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' yapacak tarihi ve mukaddes eşiği aşmış olacaktır" şeklinde konuştu. Sınırlarda kurulmak istenen yapay terör koridorlarının askeri ve siyasi iradeyle darmadağın edildiğini belirten Kantar, Türkiye'nin bölgesel bir oyun kurucudan küresel bir denge aktörüne dönüştüğünü ifade etti.
Ekonomik Kaynakların Yeni Kullanım Alanları
Terörle mücadeleye ayrılan kaynakların artık kalkınma projelerine yönlendirileceği belirtiliyor. Savunma sanayiinde yerlileşme, kalkınma planlarının kesintisiz uygulanması ve Türk dünyasıyla entegrasyonun tamamlanması hedefleniyor. Bu dönüşüm, Türkiye'nin enerjisini ve kaynaklarını milletin refahı için seferber etmesini sağlayacak.



