İş Kanunu'nun 57. maddesi, yıllık izne çıkan işçinin ücretinin izin başlamadan önce peşin ödenmesini zorunlu kılıyor. Bu hüküm, işçilerin izin döneminde maddi sıkıntı yaşamasını önlemek amacıyla getirilmiş önemli bir haktır. Ancak birçok işveren bu kuralı uygulamadığı gibi, işçiler de haklarının farkında olmadığı için fiilen işlemiyor.
Peşin Ödeme Zorunluluğu ve Hesaplama
Kanuna göre, işveren yıllık ücretli izin kullanan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Örneğin, 10-20 Ağustos tarihlerinde izne çıkacak bir işçinin 10 günlük izin ücreti en geç 9 Ağustos'ta ödenmelidir.
Hesaplamada, aynı kanunun 50. maddesi uyarınca fazla çalışma ücretleri, primler, hazırlama-tamamlama-temizleme işleri için alınan ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmaz. Sadece normal çalışma karşılığı ücret peşin ödenir.
Ödenmemesi Halinde Yargıtay Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 10 Mart 2025 tarihli kararı (Esas No: 2025/2024, Karar No: 2025/2487), izin ücreti peşin ödenmeyen işçinin iş akdini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı alabileceğini hükme bağlamıştır. Kararda, "Yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır" ifadesi yer almaktadır. Ayrıca işçinin talebi olmasa bile işverenin bu ödemeyi yapması gerektiğine dikkat çekilmiştir.
İstifa ve Kıdem Tazminatı Hakkı
Yıllık izin ücreti peşin ödenmeyen işçi, iş akdini feshederek kıdem tazminatına hak kazanır. İşçi, iznin başladığı tarihten itibaren 6 iş günü içinde ayrılırsa ihbar tazminatı ödemez. 6 iş gününden sonra ayrılması halinde ise ihbar süresine uyması gerekir. Bu düzenleme, işverenin tecrübeli işçisini kaybetme riskini artırmaktadır.
Ücretini ay başında peşin alan basın işçileri veya benzer şekilde peşin ödeme yapılan işyerlerinde çalışanlar bu haktan yararlanamaz, çünkü izin ücretleri zaten ödenmiş sayılır.
İşveren İçin Risk
İşverenler, yıllık izin ücretini peşin ödemeyerek nitelikli işçilerini kaybedebilir. Tecrübeli işçiler genellikle daha yüksek maaşlı iş fırsatlarını değerlendirmek için bu hakkı kullanabilir. Ahmet Kıvanç'ın Habertürk'teki yazısında belirttiği gibi, işverenlerin yasanın emredici hükmünü dikkate alması önerilmektedir.



