Hat, Hilye ve Tesbih 'Sessiz Zarafet'te Buluştu
Hat, Hilye ve Tesbih 'Sessiz Zarafet'te Buluştu

Klasik sanatların çağdaş yorumlarıyla dikkat çeken 'Sessiz Zarafet' sergisi, İstanbul'da kapılarını sanatseverlere açtı. Koleksiyoner Mehmet Çebi'nin özenle hazırladığı seçki, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi'nin tarihi atmosferinde hat, hilye ve tesbih sanatının en özel örneklerini bir araya getirdi.

Sergide 200 Tesbih ve 90 Hat Eseri Yer Alıyor

Sergide, 16 sanatçının imzasını taşıyan 90 adet hat ve hilye eseri ile 200 adet özel seçki tesbih bulunuyor. Hat eserlerinin yaklaşık yarısını hilyeler oluştururken, farklı kuşaklardan sanatçıların celi sülüs, nesih, kûfi, makılî, celi divani, ta'lik ve gubari gibi yazı türleriyle hazırladığı çalışmalar dikkat çekiyor. Geleneksel hat formları, renk, ölçek, yüzey ve kompozisyon bakımından çağdaş yaklaşımlarla yeniden ele alınmış; klasik üslup ile modern ifade biçimleri aynı çatı altında buluşturulmuş.

Seçkinin öne çıkan eserleri arasında Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüsle yazıldığı çalışmalar yer alıyor. Ayrıca, Kur'an-ı Kerim'in tamamının gubari (gözle zor görülecek kadar küçük boyutlu) ve şikeste hatla ana kompozisyonun içine işlendiği eser de serginin en dikkat çekici işlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Manda Boynuzundan Fildişine Tesbih Çeşitliliği

Tesbih bölümünde, İstanbul'un 16. yüzyıldan itibaren önemli merkezlerinden biri olduğu tesbih sanatının farklı malzeme ve işçilik anlayışlarını yansıtan örnekler sergileniyor. Kehribar, mercan, kuka, necef, firuze ve sedef gibi geleneksel malzemelerin yanı sıra manda boynuzu, gergedan boynuzu, balina dişi, fildişi ve yılan ağacından hazırlanan tesbihler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Eserlerin önemli bir bölümü 33 ve 99 taneli formlardan oluşuyor.

Mehmet Çebi: Hat ve Tesbih Sabır ve Disiplin İster

Serginin koleksiyoneri Mehmet Çebi, hat ve tesbihin kültürde gündelik hayat ile manevi dünya arasında kurulan bağın iki güçlü ifadesi olduğunu vurguladı. Hat sanatının sözü ölçüye ve güzelliğe kavuşturduğunu, tesbihin ise eli, zihni ve gönlü aynı istikamette buluşturduğunu belirten Çebi, şunları kaydetti:

'Her iki sanat da sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafızaya dayanır. Hilye-i Şerif ise Hz. Muhammed'e duyulan sevginin hat sanatındaki en zarif ifadelerinden biridir. Yazıyı, anlam ve estetiği aynı levhada buluşturarak geleneğe ayrı bir derinlik kazandırır. Sessiz Zarafet'i hazırlarken bu köklü mirasın günümüz sanatçılarının elinde nasıl yaşamaya devam ettiğini göstermek istedik.'

Çebi, sergide klasik üsluplara duyulan saygının yanı sıra renk, yüzey ve kompozisyon alanındaki yeni arayışların da öne çıktığını belirterek, koleksiyonculuğun yalnızca eserleri muhafaza etmek değil, onları yeniden kültürel dolaşıma kazandırmak anlamına geldiğini ifade etti.

16 Sanatçının Eserleri Bir Arada

Sergide eserleri yer alan 16 sanatçı şu isimlerden oluşuyor: Abdullah Çoban, Ayşe Karakuş, Cevat Huran, Emre Sessiz, Ferdin Velizade, Gürkan Pehlivan, Hüseyin Hüsnü Türkmen, İbrahim Halil İslam, Muhammed Enes Huri, Muhammed Firas, Muhammed Neccar, Mustafa Özçelik, Osman Kul, Said Abuzeroğlu, Seyit Ahmet Bursalı ve Zeynep Çolak Saka.

Proje direktörlüğünü Metehan Kaptan'ın üstlendiği sergi, 29 Ağustos'a kadar her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi'nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Ayşe Karakuş: Çok Renkli ve Alışılmışın Dışında

Sergide iki kadın hattattan biri olarak yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Ayşe Karakuş, Yeni Şafak'a şu değerlendirmelerde bulundu:

'Sergi çok renkli ve alışılmışın dışında birçok eserle bizleri karşılıyor. Yazdığım 5 adet Hilye-i Şerif ve 13 yıl önce 123x87 ebatında yazdığım ilk hilyelerimden biri de bu sergide. Böyle kıymetli bir sergide bir kadın hattat olarak bulunmaktan onur duyuyorum ve Mehmet Çebi'ye şükranlarımı sunuyorum.'

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması