Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde, işgalci İsrail ordusunun alıkoyduğu iki yaşlı Filistinlinin canlı kalkan olarak kullanıldıktan sonra infaz edildiği, üç fotoğrafla gün yüzüne çıktı. Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med) Başkanı Rami Abdu'nun açıklamaları ve yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Nadi ve Ali Maruf isimli iki Filistinli, İsrail askerlerince alıkonulmalarının ardından trajik bir şekilde hayatını kaybetti.
Üç kare, bir vahşet hikayesi
Olayın seyrini gözler önüne seren fotoğraflardan sonuncusu, 7 Ağustos'ta ilk kez ortaya çıktı. Bu karede, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde gözleri bağlı ve elleri kelepçeli halde oturan iki yaşlı adamın arasında, ağır silahlı ve zafer işareti yaparak gülümseyen bir İsrail askeri görülüyor. Bu görüntünün, 9 Kasım 2024'te infaz edilmeden hemen önce çekilen son kare olduğu değerlendiriliyor.
28 Ekim 2025'te sızdırılan ikinci karede ise yaşlı sivillerin canlı kalkan olarak kullanıldıkları yıkıntıların üzerinde, iki askerin önünde yarı çıplak yürütüldüğü anlar yer alıyor. Üçüncü fotoğraf, Nadi ve Ali Maruf'un infaz edilmelerinin ardından Gazze'deki bir hastanenin morgunda kefenlenmiş bedenlerini gösteriyor.
Gazeteci Yunus et-Tıravi'nin tanıklığı
Fotoğrafı paylaşan Filistinli gazeteci Yunus et-Tıravi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Son saatlerinde, Filistinli Nadi ve Ali Maruf'un bilinen son fotoğrafı olduğuna inanılan bir kare" ifadelerini kullandı. Soykırım boyunca İsrail askerlerinin sosyal medya hesaplarını takip etmesiyle bilinen Tıravi, fotoğrafın Kasım 2024'te Beyt Lahiya'da infaz edilmelerinden saatler önce çekildiğine inanıldığını belirterek, "Kelimelerin tarif edemeyeceği bir zulüm. Canlı kalkan olarak kullanıldılar ve ardından infaz edildiler" dedi.
Serbest bırakıp vurdular
Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti, 10 Kasım 2024'te yaptığı açıklamada, "İsrail askerlerinin, 9 Kasım akşamı Gazze Şeridi'nden üç Filistinli esire karşı işlediği ve serbest bırakıldıktan hemen sonra kurşuna dizilerek infaz edildiği iğrenç suçu" kınadı. Komisyonun eski başkanı Kaddura Fares'in ifadelerine yer verilen açıklamada, "Serbest bırakılan üç esir Hacı Ali Maruf, Hacı Nadi Maruf ve Hamza Muhammed el-Hatu'dur. Serbest bırakılan esirler askeri cipten indirildiler. Birkaç adım atarak bölgeden ayrılmaya başladıklarında ise İsrail askerleri tarafından doğrudan üzerlerine ateş açıldı ve şehit edildiler" denildi. Fares, sızdırılan fotoğraflarda görünmeyen üçüncü kişi Muhammed el-Hatu hakkında ise ayrıntı vermedi.
92. Tabur'un rolü
Filistinli gazeteci Tıravi'nin aktardığı bilgilere göre, söz konusu infazı Kfir Tugayı'na bağlı 92. Tabur gerçekleştirdi. Tıravi, ilk fotoğrafa ilişkin yorumunda, "Kfir Tugayı'nın 92. Taburu'ndaki İsrail kuvvetleri, öldürmeden önce birkaç gün canlı kalkan olarak kullandığı Beyt Lahiya'dan iki yaşlı Filistinliyi kaçırmıştı" ifadelerini kullandı. Tıravi, İsrail güçlerinin söz konusu Filistinlileri serbest bıraktıktan sonra 9 Kasım'da Sudaniye bölgesindeki Tevvam yol ayrımı yakınında öldürdüğünü kaydetti. Filistinlilere yönelik tasfiye operasyonlarında adı sıkça geçen bu birliğe ilişkin İsrail ordusundan ise resmi bir açıklama yapılmadı.
Benzer vahşet raporları
İsrail merkezli "+972" adlı dergi de İsrail askerlerinin 80 yaşındaki bir Filistinliye boynuna 8 saat boyunca patlayıcı bağlayarak binaları arattığını, ardından serbest bırakıp hemen öldürdüğünü raporladı. Bu tür olaylar, İsrail ordusunun Gazze'deki sivillere yönelik sistematik şiddetinin bir parçası olarak uluslararası kamuoyunda geniş yankı buluyor.



