Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi, insanlığın yerleşik yaşama geçişinin en önemli tanıklarından biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip olan yerleşim, bugün yalnızca ortaya çıkarılan tarihi buluntularla değil, kazı alanında çalışan kadınlarla da dikkat çekiyor.
Kadınların güçlü katkısı
Çayönü'nün hikâyesinde kadınların ayrı bir yeri var. Türkiye arkeolojisinin öncü isimlerinden Halet Çambel tarafından başlatılan kazılar, kadınların güçlü katkısıyla devam ediyor. 2025 sezonunda kazıda görev yapan 37 işçinin 32'sini kadınlar oluşturuyor.
Tarladan kazı alanına
Kadınlar, yaz mevsiminde 50 dereceye ulaşan hava sıcaklıklarında kazı yapıyorlar. Önemli bölümü mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan kadınlar, arazi koşullarına alışkın olmaları nedeniyle kazı çalışmalarına da kısa sürede uyum sağlıyor. Arkeologların gözetiminde çalışan kadınlar, toprağın katman katman temizlenmesinden küçük buluntuların ayıklanmasına, eleme çalışmalarından eserlerin ilk sınıflandırılmasına kadar hassas görevler üstleniyor.
Çayönü'nün simge ismi: Abbas Yorulmaz
Çayönü Tepesi'nin en dikkat çekici isimlerinden biri de 59 yaşındaki Abbas Yorulmaz. Henüz 18 yaşındayken kazı alanında çalışmaya başlayan Yorulmaz, aradan geçen 41 yılda adeta Çayönü ile bütünleşti. Çoğu zaman hiçbir ücret almadan alanı koruyan, bulduğu her parçayı titizlikle ekiplere teslim eden Yorulmaz, 'O taş, o toprak içime bir çocuk gibi doğmuş. Bir boncuğu dünyalara değişmem. Altın bulsam bu kadar sevinmem' diyor.
Çayönü Tepesi'ndeki kazılar, hem tarihe ışık tutmaya hem de kadın işçilerin emeğiyle dikkat çekmeye devam ediyor.



