Haftanın Kitapları: Edebiyat Dünyasından Yeni Eserler
Biyografiden öyküye, araştırmadan romana, anıdan şiire uzanan geniş bir yelpazede bu hafta da pek çok kitap okurlarla buluştu. İşte yeni çıkan kitaplar arasından sizin için seçtiğimiz öne çıkan eserler ve detaylı incelemeleri...
1. İnsanlığın Sonu (Guido Morselli)
Guido Morselli'nin insansız bir dünyayı tasvir eden sarsıcı romanı İnsanlığın Sonu, Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını derinlemesine sorgulayan bu eser, gerçek bir kıyamet tablosu sunuyor.
Dünyanın bir anda sessizliğe gömüldüğü bir sabah... Alpler'deki ıssız evine çekilen anlatıcı, intihar planını erteleyip geri döndüğünde, dünya üzerindeki tüm insanların ortadan kaybolduğunu fark ediyor. Kasabalar, yollar, oteller ve sınırlar yerli yerinde dururken, yalnızca insanlar yok olmuş durumda. Son insan, hem insanlığın yokluğunun bıraktığı boşlukla hem de kendi varoluşunun ağırlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.
"Gidecektim, iz bırakmayacaktım. Benim için en önemli nokta buydu. Birileri araştıracak olursa, benim temelli kaybolduğum sonucuna varmalıydı. Daha da iyisi, gizemli bir şekilde imha olmalı, yok olmalıydım."
2. Deha Denen Mit (Helen Lewis)
Helen Lewis'in Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan benzersiz çalışması Deha Denen Mit, dâhilik kavramını sorgulayan zeki ve kışkırtıcı bir deneme sunuyor. Dehayı tanımlayan şeyin olağanüstü yetenek mi, üst düzey zekâ mı yoksa bitmez tükenmez bir azim mi olduğunu tartışmaya açıyor.
"Başarılarının yanı sıra, deha bir hikâyeye de ihtiyaç duyar" diyen Lewis, Shakespeare'den Van Gogh'a, Edison'dan Elon Musk'a, Vasari'den Picasso'ya, Francis Galton'dan Tolstoy ve Beatles'a uzanan pek çok isim ve netameli konu etrafında örülen dâhilik mitolojisini yapısökümüne uğratıyor. Dehanın parıltısının kimi zaman birçok kötülüğü örtbas ederek bir sömürüye nasıl dönüşebildiğinin çarpıcı hikâyesini anlatıyor.
3. Cam Kenarından İstanbul Suriçi (Oktay Özman)
Oktay Özman'ın İletişim Yayınları'ndan çıkan Cam Kenarından İstanbul adlı eseri, okurlara bir otobüsün, tramvayın ya da dolmuşun cam kenarından İstanbul'un yedi tepesini dolaşma fırsatı sunuyor. Asfaltın altındaki tarihi, Bizans'tan, hatta tarih öncesi çağlardan bugüne taşıyan bu çalışma, Tarihi Yarımada'nın taşını toprağını anlatıyor.
Bazen bir kilise, bazen bir cami, bazen de yalnız bir duvar, İstanbul'a dair hikâyeleri, rivayetleri ve köklü bir tarihi önümüze seriyor. Bu eser, hepimiz için bir "eskiden yeniye" İstanbul rehberi niteliği taşıyor.
4. Doppelgänger (Berker Berki)
Yönetmen ve yazar Berker Berki, ilk romanı Doppelgänger ile Motto Yayınları'ndan çıkış yapıyor. Psikolojik gerilim türündeki bu roman, kimlik, algı ve güven duygusunun parçalanışını iki farklı karakterin bakış açısından anlatan sürükleyici bir anlatı kuruyor.
Doppelgänger, aynı hikâyeyi Selim ve Melis'in zihinlerinden aktararak okuru sürekli "gerçek nedir?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Anlatıcıların güvenilirliği bulanıklaşırken, roman klasik bir gerilim kurgusunun ötesine geçerek modern ilişkilerde benliğin nasıl eridiğini, yer değiştirdiğini ve çoğaldığını sorguluyor.
5. Benden Bana Ne? (Eddi Anter)
Eddi Anter'in Destek Yayınları'ndan çıkan Benden Bana Ne adlı eseri, insanın kendini arayıp bulması ve kendi olmasını sade bir dille sorguluyor. Bazı insanların dünyaya bir şey anlatmak için değil, insanı kendine hatırlatmak için yazdığını vurgulayan Anter, kelimeleriyle değil, o kelimelerin arasındaki boşlukta yankılanan sessizlikle konuşuyor.
Her cümlesinde bir çağrı gizli: "Maskelerini bırak, sus, bak, hatırla!" Çünkü aradığın cevap hiçbir zaman dışarıda değil...
6. Tiger Koşmak İstemiyor (Enes Dündar)
Enes Dündar, Epona Yayınları'ndan çıkan öykülerinde sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını, çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor.
Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan, mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp, vampir imamlara, kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişleten Dündar, taşranın dilini, kokusunu ve masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okura aktarıyor.
7. Kara Duvak (Charles Dickens)
Charles Dickens'ın daha önce ülkemizde yayımlanmamış dört uzun öyküsü, Alden Yayınları Dünya Klasikleri Dizisi kapsamında Kara Duvak adıyla okurlarla buluşuyor. Kara Duvak, Bay Manns ve Kuzeni, Büyük Winglebury Düellosu ve Ayyaş Adamın Ölümü adlı öyküler, Dickens'ın edebi mirasının önemli parçalarını oluşturuyor.
8. Roma Hikâyeleri (Jhumpa Lahiri)
Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri'nin Domingo Yayınları'ndan çıkan Roma Hikâyeleri, geçmişle geleceğin arafındaki Roma'yı anlatıyor. Edebiyat yolculuğuna İtalyanca yazarak devam eden Lahiri, birbirinden etkileyici dokuz öyküsünde bir türlü ait hissedemeyen, yolunu bulamayan karakterlerini Roma'nın tarih kokan caddelerinde dolaştırıyor.
9. Pembe Çamur (Fernanda Trías)
Fernanda Trías'ın İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan Pembe Çamur adlı eseri, kıyamet yaklaşırken hafızasına, azmine ve yüreğindeki merhamete sarılanların hikâyesini anlatıyor. Dünya felakete sürüklenirken, esrarengiz bir salgın sonucu harabeye dönmüş şehirlerden birinde bir kadın, hayatında kalan son insanlara çaresizce tutunmaya çalışıyor.
10. Son Muharebe: Nablus (Murat Özgan)
Asker ve tarihçi Murat Özgan'ın kaleme aldığı Son Muharebe: Nablus, İnkılâp Kitabevi'nden çıktı. 1918 sonbaharında gerçekleşen Nablus Muharebesi'ne odaklanan bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu'nun çözülüş sürecini hızlandıran son büyük meydan savaşını anlatıyor.
Beş yıllık titiz bir doktora çalışmasının ürünü olan bu eser, muharebeye giden süreci, cephede yaşanan gelişmeleri ve sonrasında ortaya çıkan bölgesel/küresel etkileri çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alıyor.