Suudi Modern Sanatının Doğuşu Riyad'da Sergileniyor
Suudi Arabistan'ın modern sanat tarihindeki dönüm noktası niteliğindeki "Bedayat: Suudi Sanat Hareketinin Başlangıçları" sergisi, Riyad'daki Ulusal Müze'de sanatseverlerle buluştu. Diriyah Modern Sanat Bienali kapsamında ziyarete açılan sergi, ülkenin modern sanatının nasıl filizlendiğini açık bir biçimde ortaya koyuyor.
Görsel Sanatlar Komisyonu'ndan Tarihi Sergi
Görsel Sanatlar Komisyonu tarafından hazırlanan sergi, Suudi Arabistan'ın modern ve çağdaş sanat tarihinin oluştuğu kritik yıllara odaklanıyor. "Bedayat: Suudi Sanat Hareketinin Başlangıcı" başlıklı sergi, 11 Nisan'a kadar Riyad'daki Suudi Arabistan Ulusal Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.
Küratörlüğünü Qaswra Hafez'in üstlendiği sergi, resim, heykel, kâğıt üzerine çalışmalar ve zengin bir arşiv seçkisini bir araya getiriyor. Eserlerin ve belgelerin önemli bir bölümü ilk kez kamuoyuyla buluşuyor. Otuz yılı aşkın bir dönemi kapsayan seçki, sanatçıların Suudi Arabistan'ın mirasıyla kurdukları ilişkiyi, aynı zamanda uluslararası sanat çevreleriyle girdikleri etkileşimi gözler önüne seriyor.
Hiç Görülmemiş Eserler İlk Kez Sergileniyor
Sergi, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki sanatçıların 1960'lardan 1980'lere uzanan dönemde geliştirdiği modern dili merkezine alıyor. "Bedayat" yani "Başlangıçlar" sergisi, ülkenin modern sanatının biçimlenirken kayda alınmamış bir bölümünü gözler önüne seriyor. 250'den fazla eserin yer aldığı sergide, kapsamlı arşiv materyalleri ve bazıları ilk kez kamuoyuna sunulan çalışmalar bulunuyor.
Modern Sanat Tarihi Arşivi Niteliğinde
İki yıllık yoğun çalışma sonucu oluşan sergi üç ana bölümden oluşuyor:
- Temeller
- Modernliğin Akımları
- Modernist Öncüler
Bu bölümlerde sanatçıların gündelik yaşamdan, yerel geleneklerden ve toplumsal deneyimlerden beslenerek; toplumsal gerçekçilik, sembolizm ve soyutlama gibi farklı anlatım dilleri geliştirme süreçleri ele alınıyor. İki yıllık hazırlık sürecinde 80'den fazla saha ziyareti gerçekleştirilirken, 50 sanatçı ve mirasçılarıyla derinlemesine görüşmeler yapıldı.
Bedayat bu yönüyle sadece bir sergi değil, Suudi sanatı için önemli bir modern sanat tarihi arşivi niteliği taşıyor. Eserlerde; yerel kültürden, mirastan ve gündelik yaşamdan beslenen modern ve çağdaş üsluplarla yapılan denemeler dikkat çekiyor.
Ülkenin Gelişimi Tuvallere Yansıdı
Sanatçıların eğitim geçmişleri eserlerine belirgin şekilde yansıyor. Kimisi Suudi Arabistan'da sanat eğitimine devam ederken, kimisi okullarının sağladığı bursla yurtdışında eğitim almış. Bu farklılık, sanatçıların hem sanat anlayışına hem de eserlerine doğrudan etki ediyor.
Özellikle bir dönem doğa manzarasından şehir manzaralarına dönüşen tuvaller, bize ülkenin gelişiminin ve modernleşme sürecinin işaretlerini veriyor. Bazı sanatçılar ise kendileri için kıymetli olan mekânların, onları tanıdıkları hâliyle nasıl göründüğünü kayda geçirmiş.
Bu durumu, Saud Al Qahtani'nin çalışmalarında ve Medine'yi geleneksel mimarinin hafızasını koruma amacıyla resmeden Fouad Mougharbel'in eserlerinde açıkça görmek mümkün. Ahmad Almaghlouth'un "Sahoud Sarayı'nın Yanından Geçerken" (1989) ve Fouad Mougharbel'in "Prens'in Sığınağı" (1986) isimli yağlı boya tabloları bu yaklaşımın önemli örneklerini oluşturuyor.
İlk Kadın Sanatçılar Sergisinin İzleri
Sergide yer alan tüm sanatçılar, modern sanat hareketinin oluşmasına katkıda bulundukları için farklı düzeylerde öncü olarak değerlendirilebilir. Ancak Safeya Binzagr, Munira Mossly, Abdelhalim Muratawi ve Mohammed el-Saleem gibi isimler, yalnızca sanat üretmekle kalmamış, aynı zamanda bilgiyi aktarmaya da büyük önem vermiş, dönemlerinin son derece etkili figürleriydi.
Safeya Binzagr Londra'daki St. Martin's'te eğitim aldıktan sonra, Kahire'de tanıştığı Munira Ahmed Muhammed Mosli ile 1968 yılında, Cidde'de bir kız okulunda, kadın sanatçılar tarafından düzenlenen ilk sergiyi organize ediyor. Binzagr ayrıca Krallık genelindeki geleneksel kıyafetleri ve giysileri belgeleyerek bu alanda ciddi bir koleksiyon oluşturdu.
Cidde'de, kıyafet koleksiyonunun, belgelerin, çok sayıda resmin ve kişisel koleksiyonunun yer aldığı bir müzesi bulunan Binzagr'ın, Suudi Arabistan'ın doğu bölgesinde yer alan El-Katîf'e özgü bir kostümü betimlediği sulu boya çalışması sergide öne çıkıyor.
Dahası 1968'deki o ilk sergiden bir eser de bu sergide yer alıyor. Kâğıt üzerine yapılmış, kısmen kolaj bir çalışma olan "Portakal Satıcısı" isimli eser, bulunması son derece zor bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Çölün Işığı Tablolara İlham Oldu
Serginin üçüncü bölümünde ise daha modern yorumları görmek mümkün. Özellikle Mohammed Alsaleem'in çölden ilham alan tablolarında figürler hâlâ seçilebiliyor, daha gerçekçi bir üslup hakim; fakat bu üslup zamanla yavaş yavaş daha soyut bir hâl alıyor.
Buna rağmen çölün etkisi hep hissediliyor: renkler, ışığın ele alınış biçimi… Ardından, onun "ufukçuluk" (horizonism) olarak adlandırdığı, kendine özgü üslubuna evrilen geçiş dönemi eserlerine geliniyor. Bu üslup, güneşin ışığına, ışığın farklı katmanlara çarparak yayılmasına dayanıyor; bu katmanlar aynı zamanda toplumun farklı düzeyleri olarak da yorumlanabilir.
Çölün kalbini tasvir ettiği etkileyici eserlerin yanı sıra, Alsaleem'in hat sanatından yoğun biçimde ilham aldığı çalışmaları da serginin dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor. Sergi, Suudi modern sanatının köklerini anlamak isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.