Büyü Yapmak Günah mı? Diyanet'in Büyü ve Sihir Hakkındaki Görüşleri
Büyü Yapmak Günah mı? Diyanet Açıklaması

Büyü Yapmak Günah mı? Diyanet'in Büyü ve Sihir Hakkındaki Görüşleri

Büyü yapmak, İslam inancında büyük günah olarak kabul edilir ve dinin temel esaslarıyla açık biçimde çelişir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, yaptığı açıklamalarda büyünün haram olduğunu ve ağır bir sorumluluk doğurduğunu ifade eder. Büyü, insanın iradesine müdahale etmeyi, başkasına zarar vermeyi ya da tabiatüstü güçler üzerinden sonuç elde etmeyi amaçlayan bir fiil olarak tanımlanır. İslam'da bu tür bir güç atfı yalnızca Allah'a aittir, bu nedenle büyü inanç bakımından ciddi bir sapma olarak görülür.

Büyü ve Sihir Aynı mı?

Büyü ve sihir, İslam literatüründe aynı kavramı ifade eder ve hüküm bakımından aralarında bir ayrım yapılmaz. Türkçede günlük kullanımda iki farklı kelime gibi algılansa da, dini kaynaklarda her ikisi de insanın iradesini etkilemeyi, tabiatüstü güçler yoluyla sonuç elde etmeyi veya başkasına zarar vermeyi amaçlayan fiilleri kapsar. Kur'an ve hadislerde geçen sihir ifadesi, halk arasında büyü olarak adlandırılan uygulamaları içerir. Bu tür fiillerde cinlerden yardım isteme, bilinmeyen güçlere yönelme veya gayb bilgisine ulaşma iddiası bulunur, ki bu alan İslam inancında yalnızca Allah'a aittir. Dolayısıyla, ister büyü ister sihir adıyla anılsın, yapılan fiilin mahiyeti değişmez ve her iki kavram da haram kabul edilir.

Bilmeden Büyü Yapmak Günah mı?

Bilmeden büyü yapmak, dinen sorumluluk açısından niyet ve bilinç durumuna göre değerlendirilir. İslam'da bir fiilin günah sayılmasında, kişinin ne yaptığını bilmesi ve iradesiyle bu fiile yönelmesi esas alınır. Diyanet açıklamalarında, büyünün haram olduğu belirtilirken, bilmeden yapılan fiillerin hükmünün farklı ele alındığı ifade edilir. Kişi, yaptığı uygulamanın büyü niteliği taşıdığını bilmiyorsa, kasıt unsuru oluşmaz ve doğrudan günah yüklenmesi söz konusu olmaz. Ancak, öğrenme ve farkındalık ortaya çıktıktan sonra aynı davranışa devam edilmesi, bilinçli bir tercihe dönüşür ve sorumluluk doğurur. İslam'da cehalet mutlak bir mazeret kabul edilmez, fakat irade ve kasıt yokluğu hafifletici bir unsur sayılır.

Bilmeden Büyü Yaptıranın Tövbesi Kabul Olur mu?

Bilmeden büyü yaptıran bir kimsenin tövbesi kabul olur. İslam'da tövbenin kabulü, kişinin niyetine, pişmanlığına ve yönelişine bağlıdır. Bir fiilin dinen sakıncalı olduğunu bilmeden yapılması halinde, kasıt unsuru oluşmaz. Kişi, yaptığı davranışın büyü kapsamına girdiğini sonradan öğrenmişse, bu noktada sorumluluk bilginin ortaya çıkmasıyla başlar. Öğrendikten sonra pişmanlık duyması, bu tür uygulamalardan uzak durması ve Allah'tan bağışlanma dilemesi, tövbenin temel şartlarını oluşturur. İslam'da tövbe kapısı samimi pişmanlıkla her zaman açıktır. Kul hakkı söz konusuysa, telafi yoluna gidilmesi de tövbenin tamamlayıcı unsuru kabul edilir.

İyi Niyetle Yapılan Büyü Günah mıdır?

İyi niyetle yapıldığı iddia edilen büyü de dinen günah kabul edilir. İslam'da bir fiilin hükmü, yalnızca niyete değil, kullanılan yönteme de bağlıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarında, büyünün her türünün haram olduğu açık biçimde ifade edilir. Çünkü büyü, insanın iradesine müdahale etmeyi, tabiatüstü güçlere yönelmeyi veya gayb alanına dair iddialar taşımayı içerir. Bu unsurlar, iyi bir amaç ileri sürülse bile meşru kabul edilmez. İslamiyet'te hayır amaçlı sonuçlara ulaşmak için gayrimeşru yollar kullanılamaz. Bir kişiyi koruma, bağlama veya iyileştirme niyetiyle yapılan uygulamalar da büyü niteliği taşıyorsa, hüküm değişmez. Zira büyü yönteminin kendisi, inanç bakımından sakıncalıdır ve tevhid anlayışıyla bağdaşmaz. İyi niyet iddiası, fiilin mahiyetini dönüştürmez. Bu sebeple, zarar verme amacı bulunmasa bile, büyü yapmak dinen doğru kabul edilmez ve günah sayılır. İslam'da çözüm yolları, dua, meşru tedavi ve helal yöntemlerle aranmalıdır.