Epstein Belgeleri Türkiye'ye Yönelik Hazımsızlığı Açığa Çıkardı
Jeffrey Epstein'ın kirli istismar ağına ait belgeler, sadece sapkın suç örgütünün faaliyetlerini değil, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel yükselişinden rahatsız olan küresel çevrelerin bakış açısını da ifşa etti. Belgelerde yer alan yazışmalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de attığı adımların küresel hesapları bozduğunu itiraf ederken, Ankara'nın kararlı politikalarının hedef alındığını ortaya koydu.
Türk Ordusundaki Temizlik ve Agresif Yaftası
Sapkın istismar çetesinin dosyalarında bulunan değerlendirmelerde, Erdoğan'ın Türk ordusu içinde İsrail'le yakın ilişkiler kuran unsurlara karşı temizlik yaptığı yönündeki ifadeler öne çıktı. Türkiye'nin milli hamleleri aynı yazışmalarda "agresif" olarak yaftalanırken, bu dilin Türkiye'ye yönelik açık bir hazımsızlığın ve korkunun yansıması olduğu belirtildi.
Belgeler, yalnızca Epstein'ın kurduğu kirli istismar ağını değil, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel yükselişinden rahatsız olan küresel çetelerin zihniyetini de gözler önüne serdi. İşte belgelerde geçen o çarpıcı ifadeler:
- "İsrail'in durumu çok kötü. Erdoğan; diplomatik açıdan beceriksiz Netanyahu yönetiminden gerçekten tiksiniyor."
- "Türkiye Orta Doğu'da oldukça iyi bir iş çıkardı. Erdoğan, Türk ordusunda İsrail ile iyi ilişkiler içinde olanları temizliyor."
- "Türkiye'nin İsrail'i ve Kıbrıs'ın petrol ve doğalgaz sahalarını taciz etmek için yaptığı son derece agresif deniz manevraları da sinir bozucu."
Kişisel Değerlendirmeler ve Algı Operasyonları
Söz konusu ifadelerin, resmi bir tespit değil, Türkiye'nin bağımsız ve milli politikalarından rahatsız olan çevrelerin kişisel değerlendirmeleri olduğu vurgulandı. Ancak belgeler, Türkiye karşıtı algı operasyonlarının hangi kirli ağlar içinde şekillendiğini açıkça gösterdi.
Epstein dosyalarının, sadece bir istismar ağını değil, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel yükselişinden duyulan rahatsızlığı da açığa çıkardığı değerlendiriliyor. Bu durum, uluslararası arenada Türkiye'ye yönelik önyargıların ve hazımsızlığın derinliğini bir kez daha kanıtladı.